☰
✕
Gündem

Cumhur İttifakı'nın duruşu net!

Gazeteci Nedim Şener fon vurgunu tartışmalarını ve siyasetteki yansımalarını değerlendirdi. Siyasetteki rüşvet iddiaları ile fon vurgunu tartışmalarını değerlendiren Şener, Asal Araştırma'nın anket sonuçlarını paylaştı. Yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürece dair verdiği net mesajlara dikkati çekti.

Abone Ol

Gazeteci Nedim Şener, kaleme aldığı köşe yazısında siyasetteki yolsuzluk iddiaları ile kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon dolandırıcılığı tartışmalarını değerlendirdi. Muhalefet cephesindeki rüşvet iddiaları ile Cumhur İttifakı'nın fon vurgununa karşı sergilediği tutumu kıyaslayan Şener, AK Parti ve MHP yönetimlerinin suça karışan kimseyi savunmadığını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ettiğini belirtti. 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında sokağa çıkan kesimler ile darbecileri destekleyenler arasındaki farka değinen Şener, bugün de benzer bir ayrımın yolsuzluk iddiaları karşısında yaşandığını savundu.

ANKET SONUÇLARINA GÖRE SEÇMEN HESAP SORULMASINI İSTİYOR

AK Parti seçmeninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu duygusal bağa dikkat çeken Şener, tabanın fon dolandırıcılarının ve fahiş kazanç elde edenlerin hesap vereceğine dair inancını koruduğunu aktardı.

Sürece ilişkin Asal Araştırma tarafından yapılan son anketin sonuçlarını paylaşan Şener, "Sizce, fon vurgununda her kim suç işlemişse bedelini ödemeli mi?" sorusuna Türkiye genelinde yüzde 78.5 oranında evet cevabı verildiğini bildirdi.

Anket verilerine göre bu oranın;

AK Parti seçmeninde yüzde 86.8'e
MHP seçmeninin yüzde 82.5,
İYİ Parti seçmeninin yüzde 80.5,
DEM Parti seçmeninin yüzde 77 ve Yeni Parti seçmeninin ise yüzde 75.4 oranında sorumluların bedel ödemesi gerektiğini ifade ettiğini kaydetti.

"ARAMIZA SIZDI, SIZDIRILDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tabandan gelen bu taleplere kayıtsız kalmadığını hatırlatan Şener, 29 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki açıklamalarına yer verdi. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın adının öne çıkması sonrası Erdoğan'ın partisine yönelik uyarılarda bulunduğunu anlatan Şener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şu sözlerini alıntıladı:

"Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenler olabilir. Farklı ajanda taşıyanlar, farklı gündemi olanlar çıkabilir. Bakın. 25 yılda bunun her türlü örneğini gördük. Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü, kimileri kendi şahsi davasını milletin ve ümmetin davasının önüne koydu, kimileri yolunu şaşırdı, kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı, kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı."

"MİLLETİN MALINA EL UZATANA SAHİP ÇIKMAYIZ"

Aradan geçen üç haftalık süreçte fon dolandırıcılığı tartışmalarının büyüdüğünü ve AK Parti tabanındaki cezalandırma beklentisinin etkili olduğunu belirten Şener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 21 Ekim'deki grup toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlattı.

Erdoğan'ın, tabanın taleplerine net bir cevap verdiğini belirten Şener, Hürriyet Gazetesi'ndeki yazısında şu ifadelere yer verdi:

"...Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız… Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var. Bizi bu günlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır. Bizi bugünlere getiren önce Yüce Allah’ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, daha sonra da irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodularına, onlardan daha öte geçmeyen hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz."