Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Maşeri vicdana havale ediyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Vakıflar Haftası Kutlama Programı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Çalana, çırpana ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz." dedi.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Vakıflar Haftası Kutlama Programı'na katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

"ÜÇ KITADA ECDAT YADİGARI ESERLERİMİZ VAR"

Erdoğan, "Bu şölenin en coşkulu ve en estetik unsurları; üç kıtadaki ecdat yadigarı eserlerde net bir şekilde ve göz alıcı surette tecessüm etmiştir. Camilerimiz, medreselerimiz, kütüphanelerimiz, şifahanelerimiz; aynı şekilde çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha nicesi insanlığa yeni bir pencere açan vakıf medeniyetimizin birer nişanesidir." dedi.

Öte yandan Erdoğan, "Burada çok ilginç bir anekdotu sizlerle ve şu anda ekranları başında bizleri takip eden kardeşlerimizle paylaşmak isterim." diyerek şu ifadeleri kullandı:

Merhum Nurettin Topçu'nun "Ruhu İslam'ın ebediyete intikal edecek melodisi" sözleriyle tarif ettiği Süleymaniye Külliyesi, biliyorsunuz Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından vakfedilen bir mabet olmanın yanında fevkalade estetik bir sanat eseridir. Rivayet olunur ki Süleymaniye Camii tamamlandıktan sonra Kanuni Sultan Süleyman Han bir rüya görür. Rüyasında kıyamet kopmuş, ruz-ı mahşerde terazi kurulmuştur. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Külliyesi, diğerinde ise bir bakraç ayran vardır. Bir bakraç ayranın olduğu kefe terazide daha ağır basmaktadır. Hayır ve adalet konusundaki hassasiyetiyle bilinen Sultan Süleyman, gördüğü bu rüyayı devrin Şeyhülislamı Ebussuud Efendi'ye anlatır. Ebussuud Efendi rüyanın detaylarına vakıf olunca kendisinden müsaade ister ve bu rüyanın hikmetini araştırmaya koyulur. Bir süre sonra caminin yapımında vazife almış ustalarla görüşür.

Ustalar Ebussuud Efendi'ye şunu anlatırlar: "Çok sıcak bir yaz günüydü. Kan ter içinde çalışıyor, camiyi bir an önce inşa etmek istiyorduk. O gün yaşlı bir nine, elinde bir bakraç ayranla çıkageldi. 'Evlatlarım yorulmuşsunuzdur, şu soğuk ayranı için de biraz ferahlayın' diyerek bakracındaki ayranı bize ikram etti. Biz ayranı içtik, oldukça rahatladık ve 'Allah razı olsun' diyerek o nineye pek çok hayır dualar ettik. O da 'Allah kolaylık versin' dedi ve boş bakracı alıp uzaklaştı." Bu olayı dinleyen Ebussuud Efendi, tekrar padişahın huzuruna çıkar ve durumu anlatır. Rüyadaki hikmet son derece açıktır: İhlasla, samimiyetle, sadece Allah'ın rızasını kazanmak gayesiyle işçilere ve ustalara dağıtılan bir bakraç ayran, yapılan bu mütevazı hayır; Cenab-ı Hakk'ın katında Süleymaniye Külliyesi'nden daha değerlidir

"MAŞERİ VİCDANA HAVALE EDİYORUZ"

Erdoğan, "Canlı cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız, çok şükür bugün bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor.

Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da; insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya kadar farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız, milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor.

Çalana, çırpana, öğrenciler için burs topluyoruz diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz." dedi.