MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bahçeli'nin sözleri şu şekilde:
"TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEYİZ"
Dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi dönemeçteyiz. Küresel düzenin derin şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçekle ortak sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğu. Yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünü yeninin ise henüz doğmadığını gösteriyor. Bu da tam olarak kriz durumudur. Her kriz dönemi bir eşiktir. Küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş ve çözüm üretme kabiliyetini kaybetti.
"İBRETLİK BİR HATA"
Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve tarih dışı bir tutumla telafisi zor bir hata yapmışlardır. İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlemlenmektedir. Çünkü onları bir araya getiren değerler manzumesi ve insanlığın ortak düşüncesinin birikimine dayalı söz varlığı tükenmiş, Batılı akıl için anlam sistemi açısından yolun sonu görünmüştür. Başta Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı yüksek rütbeli askerî çevrelerdeki tartışmalar olmak üzere Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi hâlinde Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
"CHP SİYASET YERİNE LAF ÜRETMEKTE"
Muhalefetin koç başını çeken Cumhuriyet Halk Partisi siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Millet için en değerlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar. Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp sanala ömrünü tamamlamış bir söylemle sosyalist enternasyonale teslim olmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş bir görüntü vermektedir.
Öte yandan son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamları her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız. Milletimizin içinden geçtiği bu tarihsel dönemde yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır ki Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur. Nitekim sadece tehditleri sıralamak için politikacı gömleğini giymeye dahi gerek yoktur.
"TÜRKİYE’NİN KIZIL ELMASIDIR"
İşte tam bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye güçlü altyapısının katkısıyla artık bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış, bölgede enerji istikrarının, güveninin ve barışın merkezi hâline gelmiştir. Türkiye farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç hâline gelmiştir. Bu gelişme ekonomik bir kazanımın ötesinde millî kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejik kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır. Çünkü artık enerji uluslararası sistemde güç dengelerini belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesi ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlemektedir. Türkiye bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden, enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir ki enerjide bağımsızlık Türkiye’nin KIZILELMA'sıdır. Bu hedef bir zorunluluktur. Bu hedef millî bir duruştur. Türkiye bu hedef doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmektedir.
A MİLLİ TAKIMA TEBRİK MESAJI
Dünya Kupası’nda aziz milletimizi temsil edecek A Millî Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. Bu kutlu yürüyüşte sorumluluk üstlenen Türkiye Futbol Federasyonu’nun muhterem başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başta olmak üzere yönetimini de samimiyetle kutluyorum.
Millî formayı büyük bir onur ve inançla taşıyan futbolcularımızın sahaya yansıttığı azim, mücadele ruhu ve fedakârlık, teknik heyetimizin kararlı ve disiplinli çalışmalarıyla birleşerek milletimize umut vermektedir.
Hepsinden öte Dünya Kupası’nda yeniden mücadele imkânı bulan bu güzide kadroya inancını esirgemeyen, duaları ve desteğiyle her daim yanında olan büyük Türk milletine şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki ay yıldızlarımız tarihe yakışır bir başarıyla milletimizin göğsünü kabartsın, millî birlik ve beraberliğimizin sahadaki nişanesi olup Türk’ün sesini sahalardan tüm cihana duyursun.