Ülke TV'de yayınlanan Ülke'de Bu Sabah programının sunucusu Şahin Karakaya, TÜVTÜRK'te komisyon üzerinden alınan ücretlere sert yüklenerek devlete seslendi.
Öte yandan Karakaya, TÜVTÜRK'te çıkan tartışmada vefat eden polis memuru Melih Okan Keskin olayını da gündeme taşıdı.
“3 KURUŞA GÖZ DİKMİŞ OLAN FİRMA…”
Karakaya şunları söyledi:
Önümüzdeki sene vatandaşın cebindeki 3 kuruşa göz dikmiş olan firma gidiyor. Başka bir firma ihaleyi almış. İnşallah aynı ekiple ve çalışma ortamıyla devam etmezler.
“BU VANDALLARA YAPTIRIM İSTİYORUM”
Vatandaş oraya geliyor 10 dakika! Cebinden 4-5 bin TL’yi alma mantığını inşallah yeni ihaleyi alan firma yapmaz. İllallah ettiğimiz bu firmadan kurtuluyoruz. Gelen gideni aratmaz umarım. Devletim, kıymetli büyükleri ve yetkilileri de bunların ne yaptıklarını görsün artık. ‘İhaleyi verdim ben kardeşim karışmam’ diyemezsiniz. Memurunuza sahip çıkacaksınız ve milletinize sahip çıkacaksınız. İhale şartnameleri nedir? Bilemem ben vatandaşım. Devletimden bu vandallara yaptırım istiyorum ve bekliyorum.
“BUNUN ADI KOMİSYON SOYGUNUDUR”
Ben markete ve bakkala girdiğimde, kartla aldığım ürün üzerine 3 lira komisyon koyunca ‘Niye alıyorsun abi’ diyorum değil mi! Garip bakkala, esnafa ceza kesiyorsun.. ‘Niye komisyon alıyorsun?’ diye. Bunu kesiyorsun… Bu vandallara, ben muayeneye gittiğimde ‘banka ve kredi kartımla ödeyeceğim’ dediğimde neden benden 400-500 TL fazla komisyon alıyor? Bunlara neden gidip yıllarca ceza kesmiyorsun? Vatandaşın ve milletin hakkını savunun. Demek ki müdahale edilemiyor! Ya da vatandaş başka şeyler düşünür. Yapmayın! Ben devletime güvenmek istiyorum. Bunun adı komisyon soygunudur.
DEVLETE SELENDİ! “VATANDAŞI BUNLARA MAHKUM ETMEYİN”
Egzoz muayenesini dışarıda her yerde yaptırabiliyorsun. Bu (TÜVTÜRK) muayenesini de yaptıralım. Adam gıcığına gidiyor. Bey efendinin ruh haline göre bırakıyor yahu! ‘Beyefendi neden bıraktın?’ dediğinde ise; ‘Şu eksik…’ uydurmuş bir şey. Normalde kalmayacağın bir şey ve bırakıyor seni. Vatandaşın bu hakkını kim soracak ve alacak? Tekel adamlar! Başka yerde yaptıramıyorsun. Aracını muayene ettiremediğinde trafiğe çıktığında aracın bağlanıyor. Devletime diyorum ki; vatandaşı bunlara mahkum etmeyin.
“20 KİŞİ ADAMA NASIL ÇULLANIYORSUNUZ?”
Bakın! Polis memuru kağıt gösteriyor. Adamın önce ayağını ezmeye çalışıyor. Ne söylemiş olabilir de yumruk atıyorsun sen adama ya! Hadi iki kişi arasında husumet! 20 kişi adama nasıl çullanıyorsunuz.
POLİSİN VEFATI
Ankara'daki araç muayene istasyonunda yaşanan linç Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Polis memuru Melih Okan Keskin'in öldürülmesiyle ilgili çok yönlü soruşturma devam ederken saldırganların pişkin savunmaları ise "pes" dedirtti.
Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayene kontrolünden geçirmek için Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi'ndeki araç muayene istasyonuna götürdü. Burada polis memuru Keskin ile istasyon çalışanları arasında önce tartışma, ardından da kavga çıktı. Kavgada Keskin, çalışanlar tarafından darbedildi. Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan ve beyin kanamış geçirdiği tespit edilen Melih Okan Keskin, 3 gün sonra hayatını kaybetti. Olayla ilgili araç muayene istasyonu çalışanları Y.K., M.Y. ve S.A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“BANA SALDIRACAĞINI DÜŞÜNEREK YUMRUK ATTIM”
Nöbetçi mahkemede ifadesi alınan şüphelilerden S.A., olay anına ilişkin, "Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, 'Beni mi ezeceksin?' diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerek yumruk attım" dedi.
“ORTALAMA BİR HIZLA ADAMA YAKLAŞTIM VE İTTİM”
Şüpheli M.Y. ise ifadesinde, "Ben araç muayene istasyonunda muayene teknisyeni olarak 8 yıldır çalışmaktayım. Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfreden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. İttikten sonra arkadaşlarım kaç kişi oldu, tam tahmin edemiyorum, kalabalıktık. Olayın heyecanıyla çalışma arkadaşlarımdan kim kiminle kavga etti, kim kimi itti hatırlamıyorum. Ben ölen Melih Okan Keskin’i daha önce hiç görmedim, tanımam. Şahsın öldüğünü de siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin'i kesinlikle darbetmedim" dedi.
Şüpheli Y.K. ise olay günü bir tartışma yaşandığını ve karşılıklı hakaretleşmeler olduğunu, ancak kendisinin olayın içerisinde hiç bulunmadığını iddia etti.
“OLAYA KARIŞANLARIN İŞ AKDİ FESHEDİLDİ”
Öte yandan olaya ilişkin TÜVTÜRK'ten açıklama yapıldı. Açıklamada, olaya ismi karıştığı tespit edilen kişilerin iş akdinin feshedildiği ve ayrıca iç soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
“2 BAŞMÜFETTİŞ VE 3 DENETÇİ GÖREVLENDİRİLDİĞİ”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, geçen hafta Ankara'da polis memuru Melih Okan Keskin'in yaşamını yitirdiği araç muayene istasyonundaki kavgaya ilişkin 2 başmüfettiş ve 3 denetçi görevlendirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "TÜVTÜRK Ankara İvedik Araç Muayene İstasyonu’nda 2 Şubat 2026 tarihinde yaşanan ve polis memuru Melih Okan Keskin’in 6 Şubat 2026 tarihinde hayatını kaybetmesiyle kamuoyunun gündemine gelen elim olay, hepimizi derinden üzmüştür. Yaşanan vahim hadisenin ardından derhal harekete geçilmiş, Bakanlığımız tarafından sürecin tüm yönleriyle incelenmesi ve aydınlığa kavuşturulması amacıyla 2 başmüfettiş ve 3 denetçi, ilgili firma tarafından da iç denetim uzmanları görevlendirilmiştir" denildi.
Yargıya intikal eden olayla ilgili adli sürecin, Adalet Bakanlığı ve devletin ilgili kurumları tarafından hassasiyet ve titizlikle yürütüldüğü vurgulanarak, "Yargı tarafından tüm yönleriyle yapılacak incelemeler sonunda aydınlatılacak hadise ile ilgili bütün kesimlerin de aynı hassasiyetle hareket etmesini önemle rica ediyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde hizmet alabilmesi için gerekli tüm önlemleri bundan önce olduğu gibi bundan sonra da almaya devam edeceğiz. Sürecin, sonuna kadar yakın takipçisi olacağımızı belirtir, vefat eden polis memurumuza Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar dileriz" ifadelerine yer verildi.