‘ESKİ’lerden “YENİ” Parti

Abone Ol

8 dönem milletvekilliği yapanı mı dersin?

5 parti değiştireni mi?

Baba ocağı dediği yerden hem de 2 kez çıkıp parti kuranı mı?

Yahut genel başkanlığı bıraktığı için, daha sonra kendisini “hain” ilan ettirecek genel başkanı için gözyaşı dökeni mi?

İşte böyle bir kadro, kendilerine “YENİ” deyip CHP’de tarihin en büyük bölünmesini yaparak parti kurdu.

Üstelik baba ocağı dedikleri partiyi Meclis’te de yerle yeksan ederek.

CHP, Meclis’te 5. parti konumuna düştü.

En dramatik olanı da kaleyi yıktıkları bütün hamleleri, kale içinde yapmaları oldu.

CHP’nin bütün imkânları kullanıldı.

Kişisel tazminatlar bile CHP kasasından ödendi.

Üstelik yeni parti hazırlıkları bile CHP içinde yapıldı.

CHP Grup kürsüsünden, kendi kuracakları partinin sloganları atıldı.

Hatta rakip olarak kuracakları partinin reklamı bile CHP kürsülerinden yapıldı.

Bunların hepsini, “öz evladıyız” dedikleri kendi baba ocağında yaptılar.

Sürecin başlangıcından bitişine kadar, CHP’yi bölecek canavarı CHP’nin içinde büyüttüler.

Adına “YENİ” deyip, baba ocağını terk ettiler.

Tabii bu durum Türk Siyaseti için tarihi eşik.

Şekli ve düşüncesi itibariyle Türk siyaseti, gelenekçi bir seçmene sahip.

CHP, kökü itibariyle Cumhuriyetin kurucu partisi.

Sadece bu özelliği ve isminin varlığı bile birçok “YENİ” oluşumun önüne geçecek kapasitede.

Her ne kadar 91 vekille yola çıkmış olsalar da bunu yerelde şu ana kadar başaramadılar.

Önümüzdeki günlerdeki en büyük sıkıntıları ise şu olacak:

Partiye geleceklerin sayısı zaten bir sorun.

Var olanlar ise nasıl bir yol izleyecek?

“Sabır” mı diyecekler?

Baba ocağını özleyenler olacak mı?

Bunları göreceğiz.

“Arınmış” bir CHP, küllerinden dönüp ÖZÜNE dönecek mi?

Seçime kadar şunu görmemiz mümkün.

En azından son 2 yıldır geçmişte hiç karşılaşmadıkları “hırsız, rüşvetçi” yakıştırmalarını artık görmeyeceğiz.

Kodlarına da geri dönecekler.

Siyaseti para ile tasarlamaya çalışanların akıbeti de bu dönemde nihayete erecek.

Ve hepsinden önemlisi…

Artık Türk siyasetinde kim ne yapıyor, kimin planı ne, kim hangi hesabın peşinde?

Bunların hepsi seçmenin önünde, net bir şekilde ortaya konmuş olacak.