Futbolda Sınır Değil Sistem!

Abone Ol

Futbolda kronikleşen bir vizyonsuzluğumuz var.
Ve bu vizyonsuzluk her transfer döneminde hortluyor.
O da Yabancı Oyuncu sınırı tartışması.
Federasyon, “Yerli oyuncu yetişmez. Milli Takım çöker” diye yasak icat eder.
Kulüp başkanları ise “Yabancı serbest kalsın, fiyatlar düşsün” diye lobi yapar.
Oysa iki taraf da asıl sorunun etrafından dolanıyor.
Bu sene de yabancı kuralı üzerinde matematik oyunlarıyla yeni icatlar çıkarıldı.
Dedik ya, güya “Türk gençlerine alan açmak için tasarlanıyor” bu düzenlemeler.
Peki, sınır koyunca altyapı kendiliğinden filizleniyor mu?
Hayır…!

Avrupa'nın 5 büyük ligine bakalım.
Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya ve Fransa'da sahada yabancı sınırlaması diye bir uygulama yok.
Sadece İspanya'da AB dışı 3 oyuncu kotası var.
İtalya'da ise bir sezonda transfer edilebilecek AB dışı oyuncu sayısına bürokratik kısıtlamalar getiriliyor.
İngiltere ise tamamen oyuncunun kalitesine ve milli performansına bakan puan tabanlı bir çalışma izni uyguluyor.
Yani sınırlama sayıya değil, kaliteye konuyor.
Peki bu ülkeler bu yetenekleri nasıl çıkarıyor?

Yanıt basit: Sistemik Zorunluluk ve Pilot İş Birlikleri

Mesela:
Almanya Bundesliga'da profesyonel kadroda Almanya'da yetişmiş en az 12 oyuncu bulundurulması şart.
Bunların en az 8'inin ülke içinde, en az 4'ünün ise doğrudan kulübün kendi altyapısında yetişmiş olması gerekiyor. (Homegrown sistemi)
Bizdeki gibi sahaya çıkacak yabancı oyuncu sayılmıyor.
Kulüplerin üretici olmasını şart koşuyor adamlar.
Fransa'ya bakalım.
Orada da genç oyuncu gelişimini merkeze alan kulüp iş birliği modeli var.
Birçok Fransa Lig 1 kulübü alt lig (Lig 2 mesela) ekipleriyle uzun vadeli iş birlikleri kuruyor.
Elindeki ve Lig 1'de oynatamadıkları gençlerini buralarda oynatarak elite hazırlıyor.

Bizde de TFF'nin Double Pass iş birliği ile başlattığı akademi zorunluluğu var.
Stopaj iadelerinin altyapıya aktarılması projesi de var.
Fakat bu sistem kulüplere bir türlü tam anlamıyla dayatılamadı. Kulüpler, altyapı bütçelerini hâlâ bir "gider kalemi" olarak görüyor. Pilot kulüp uygulaması ise kâğıt üzerinde var.
Pratikte hiçbir Süper Lig kulübü alt ligdeki bir takımı gerçek bir oyuncu geliştirme istasyonuna dönüştüremedi.
Altyapı desen de keza ortada.
3-4 yılda bir oyuncu çıkıyor.
Aslında Çözüm Basit
TFF sınırları tamamen kaldırmalı.
Bunu yaptıktan sonra da sert kurallar getirmeli.
Kulüplere bütçelerinin en az %10'unu altyapıya yatırma şartı.
Alt liglerden bir pilot takımla organik oyuncu geçiş köprüsü kurma zorunluluğu gibi.
Koruma kalkanları bu ülkede sadece tembelliği besledi.
Rekabet ise kulüpleri üretmeye zorlayacaktır.
Umarım gelecek sezon bu bahsettiğimiz sistem hayata geçirilir.
Türk futbolunun, dolayısıyla Türk futbolcusunun önü açılır.