Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturdu.
Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelen program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürdü.
“Gönül Sofrası” sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sundu.
Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetlerde bulundu.
Son yayında Dr. Ömer Demirbağ, “Gıybetten korunmanın en etkili yolu nedir? Dilimizi ne ile meşgul edelim?” sorusuna yanıt verdi.
“HZ. EBUBEKİR DİLİNE TAŞ KOYMUŞ”
Hazreti Ebubekir'den örnek veren Demirbağ, “Dilini tutabilmek için düşünün diline taş koymuş. Büyükler inzivaya, uzlete, itikafa çekilmiş. Bunların bin bir hikmetinden biri de dilinin şerrinden insanları uzak tutmaktır.” şeklinde konuştu.
“YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS”
Dursun Ali Erzincanlı ise konuşmasında Hz. Peygamberin “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hayır söylesin ya da sussun.” hadisini hatırlattı.
GIYBETLE HELAKA GİDEN YOL!
Demirbağ da Allah Resulü’nün (s.a.s), “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helak olursun!” hadisini okuyarak bunlardan 5. sinin gıybet olduğunu aktardı.
“APAÇIK YALAN VE İFTİRA…”
Sosyal medyadan dert yanan Demirbağ, “Sosyal medya sadece keşke gıybet olsa! Apaçık yalan ve iftira… Vakit geçsin diye sosyal medyadakileri okuya okuya inanmaya başlarsın. Kalp buna meyillidir ve günaha girersin ” dedi.
“ETRAFLICA ARAŞTIRIN”
Sözlerinin devamında ise Dr. Ömer Demirbağ, Hucurât Suresi’nden 6. Ayeti okudu:
“Ey iman edenler, eğer bir fasık, (harama ve yalana meyilli şahıslar, oluşumlar ve yayın organları) size (kızdırıp kışkırtıcı veya oyalayıp aldatıcı) bir haber getirip (verirse), onu ’etraflıca araştırın’ (her anlatılana hemen inanıp kanmayın). Yoksa bilmeden (ve yanlış yönlendirme sonucu), bir kavme (ve kesime) kötülükle sataşıp (haklarına tecavüz etmiş duruma düşersiniz) de ardından bu işlediklerinize pişman oluverirsiniz.”