Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturdu.
Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelen program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürdü.
“Gönül Sofrası” sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sundu.
Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetlerde bulundu.
ÖLEN BİRİNDEN HELALİK ALMAK NASIL OLUR?
Son programda Demirbağ, “Ölmüş bir kişinin hakkına girilmişse, ona borçlu kalınmışsa veya bir zulüm söz konusu olmuşsa helalleşmek için ne yapılmalı?” sorusuna yanıt verdi.
İslam hukukuna göre, vefat etmiş kişinin varisinden helallik alınabileceğine işaret eden, Demirbağ, “Kalan borç ise onlara ödenir. Ödeme de maddi olarak yapılacak. Ayrıca ölmüş kişiye yaşarken özür dileyememişiz ve helallilk alamamışız. Helallik alınmayan kişinin arkasında ise bol bol dua etmek gerekir. Hayırlı sahil amellerinden bir kısmını da ölen kişiye bağışlanmasını Allah’tan istemek lazım. Bunlar olduğunda da Allah affedecektir. Bunun başa bir yolu yok.” sözlerine yer verdi.
HELALLEŞME YOLUNUN KAPALI OLDUĞU KİŞİ!
Allah’tan ancak kafirlerin ümit keseceğini bildiren Demirbağ, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e cephe alan ve en meşhur kafirlerden birinin Velid bin Mugire’nin olduğunu bildirdi.
VELİD BİN MUGİRE ÖRNEĞİ
Ömer Demirbağ, “Mugire çok korkunç bir adamdı! Diğerleri Peygamberimize apaçık düşmanlık ederdi ama bu (Mugire) aşağılardı ve alay ederdi. O şahıs, Peygamberimiz Hz. Muhammed’i çok incitmiştir.” ifadelerine yer verdi.
“KORKUNÇ BİR AKIBET!”
Demirbağ, Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Velid bin Mugire hakkında Hz. Peygamber’e “Sen onu bana bırak!” sözleri ile Müddesir Suresi’ni hatırlatarak “Ne korkunç bir akıbet! Bir kul hakkında bundan daha korkunç bir tehdit olabilir mi? İşte burada yapacak bir şey yok. Çünkü Mugire kafirdir” açıklamasında bulundu.
MÜDDESSİR SÛRESİ
Müddessir Sûresi Mekke döneminde inmiştir. 56 âyettir.
Sûre, adını birinci âyette geçen “elMüddessir” kelimesinden almıştır.
Müddessir, tıpkı bir önceki sûrenin adıolan müzzemmil gibi, örtünüp bürünen demektir.
Sûrede başlıca, Hz. Peygamberin tebliğ ve davetle görevlendirilmesi, müşriklerin ona karşı çıkması ve onların cehennemle uyarılması konu edilmektedir.
MÜDDESSİR SÛRESİ MEALİ
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
"Ey örtünüp bürünen (Peygamber!) ﴾1﴿ Kalk da uyar. ﴾2﴿ Rabbini yücelt. ﴾3﴿ Nefsini arındır. ﴾4﴿ Şirkten uzak dur. ﴾5﴿ İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma. ﴾6﴿ Rabbinin rızasına ermek için sabret. ﴾7﴿ Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür. ﴾8-9﴿ Kâfirler için hiç kolay değildir. ﴾10﴿ Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak. ﴾11﴿ Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim. ﴾12-13﴿ Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım. ﴾14﴿ Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar. ﴾15﴿ Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır. ﴾16﴿ Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım."