Her Şeyin Sahtesi Yapılıyor!

Abone Ol

Marketten tereyağı alıyorsun.

Hak getire, “tereyağı” demek için bin şahit lazım.

Onu yemek için de yürek!

Zeytin alıyorsun, boyalı mı değil mi diye ürkerek yiyorsun.

Sadece gıda mı?

Değil tabii!

Gıdadan kozmetiğe, tekstilden otomotiv yedek parçasına kadar her şeyin sahtesi yapılıyor artık!

Zeytin dedim de herkesin yiyebileceği, erişebileceği bir şeydi bu.

Memleketin zengini bile tedirgin artık.

Çünkü parayı geçtim, altının bile sahtesini üretiyorlar.

Ayırt etmeye en baba kuyumcunun becerisi bile yetmeyebiliyor!

Çin İşi Model!

Hatırlayın!

Çok değil, 10-15 yıl önce “Çin malı” algısı vardı.

Hani hangi ürünü alırsan al ertesi gün elinde kalıyordu.

Kimse “Çin malı” diye almak istemiyordu.

Piyasada “Türk malı-sağlam” algısı vardı. Hatta yurt dışında da.

Gelinen süreçte olay tam tersine döndü!

“Çin malı” algısı gitti, “Türk malı” algısı başladı.

Neden?

Çünkü dedim ya, her şeyin sahtesini ve kalitesizini üretir olduk.

İşin trajikomik tarafı da ne, biliyor musunuz?

“Çin malı” diye yıllar önce ayıpladığımız Çin’den her şeyi alır olduk.

Yollarımız onların arabalarıyla dolu.

Elimizdeki telefon, tabletler de öyle.

Onu da geçtim; iş öyle boyutlara vardı ki, ürünün sahtesini üretmek için adamlar Çin’den sipariş veriyor!

Yani sahtesini yapmayı beceremeyenler, sahte ürünü Çin’den ürettirip öyle satıyor.

Devletimiz tabii ki mücadelede amansız bir çaba içinde.

Bakınız, sadece daha birkaç hafta önce Ankara’da 12 ton sahte kozmetik ürün; Aydın’da piyasa değeri 55 milyon lirayı bulan taklit ürün; diğer yerlerde 37 tonu bulan sahte deterjanlar, şampuanlar, diş macunları ele geçirildi.

Bu sahteciliğin önüne geçmek için barkod sisteminden tutun, yerli üretim etiketlerine, hatta ürün içeriklerine kadar devletin önlemleri mevcut.

Bakın, Çin, “Çin malı” algısını nasıl yıktı?

2015 yılında ilan ettiği bilimin, Ar-GE’nin ve yüksek teknolojinin merkeze alındığı dev vizyonla...

Merdiven altı üretimden teknolojik liderliğe geçiş için milyarlarca dolarlık fonlar ayrıldı.

O kötü algıyı da silmeyi başardı.

Bizde de sahte ürünlerle ilgili tabii devlet-vatandaş iş birliği bu konuda da büyük önem atfediyor.

Devlet zaten bütün önlemleri alıyor. Ayrıca Çin’deki gibi gerçek ürüne dayalı üretim, devlet tarafından sürekli desteklenmeli.

Vatandaş da hem almayacak hem de şikâyet edecek.

Sahteciliği yapanlar ise “taklitçilik hırsızlığını” bir kenara koyacak.

Daha ahlaklı bir ticarete ve üretime yönelecek.

Böylece sahte ürüne rağbet düşecek.

Bu algı da yıkılacak. Merdiven altı üretim de son bulacak.