Hürmüz’de Pirus Zaferi Mi?

Abone Ol

“Kazanırken yok olmak.”

Bu kavram, askeri literatürde çok kullanılır.

Çıkış noktası ise Pirus Zaferi.

Kral Pirus, Romalıları yenmişti. Hem de iki kere üst üste.

Fakat yenerken de ordusunun tamamını tüketmişti.

Yani yenerken aslında yenilmişti.

Pirus Zaferi Tekrarı mı?

Dünyayı bir buhranın eşiğine getirebilecek İran’a yönelik kurulan ABD-İsrail İttifakında gelinen nokta anlamlıdır. Tarihte yeni bir tekerrür de gayet olasıdır.

Çünkü Ortadoğu’da atılan her füze, vurulan her hedef, aslında galibin hanesine kocaman bir mağlubiyet olarak yansıyor.

İsrail ve hamisi ABD, İran’la girişilen bu gerilimden ‘başarılarla’ çıktığını sanabilir.

Ancak resmin bütününe baktığımızda, Hürmüz Boğazı’na gömülen sadece gemiler değil, Batı’nın yıllardır bölgeye pazarladığı “Güvenlik İllüzyonu”dur.

“Demir Kubbe” Efsanesinin Çöküşü

‘Teknoloji harikasıydı.’

‘Aşılamazdı.’

Bırakın bir uçağın ya da füzenin geçişini, üzerinde bir kuzgun (karga) bile uçamazdı.

Pirus Senaryosu: Milyon Dolarlık Füzeye Karşı Bin Dolarlık Dron!

Tabi bunlar hep kâğıt üzerindeki “başarı” sinyalleriydi.

Oysa gelinen aşamada maliyet ve doyma noktası net bir şekilde görüldü.

Ucuz dronların ve balistik füzelerin, milyon dolarlık füzeleri nasıl tükettiğini izledik.

İsrail’in “dokunulmazlıkimajının çizildiğini de!

Artık caydırıcılık, teknolojinin değil lojistik ve sürdürebilirliğin eline geçti.

Öyle ki bırakın füzeleri, kuzgunlar (kargalar) bile İsrail semalarında cirit atmaya başladı.

Körfez’de Güven Bunalımı

Bu saldırıların en büyük kaybedeni, ABD’nin bölgedeki güvenilirliği oldu.

Körfez ülkeleri yıllardır trilyon dolarları verip ABD şemsiyesi altında kendini “güvende” hissetti.

Ta ki o şemsiye, füzelerle delik-deşik oluncaya dek.

Şemsiyede oluşan bu delikler bir gerçeği de ortaya çıkardı.

Artık her Körfez ülkesi “Kendi başımızın çaresine bakmalıyız” demeye başladı.

Bu söylemler, ABD’nin Ortadoğu’daki hegemonya dönemini de fiilen de kapattı bence.

Hürmüz Boğazı ve Enerjinin İntiharı

Ekonomik cephede ise tam bir yıkım söz konusu.

“Petrol arzı, güvenli ellerde” tezi, Hürmüz’ün stratejik silah olarak kullanılmasıyla birlikte çöktü.

Bugün petrol fiyatlarındaki belirsizlik, lojistik hatlara takılması, küresel piyasaların sinir uçlarını harap etti.

Artık petrol arzı güvenilirliği yerini petrol güvenliğine bıraktı. O güvenlik de patlamaya hazır bir bomba gibi.

Sonuç olarak; ABD Başkanı’nın “Savaşı biz kazandık” sözü gerçekliğe cılız bir ışık tutabilir.

Ancak bölge ülkelerinin güvenini kaybetmesi, Savunma Efsanesinin sarsılmış olmasının adı: “Kazanarak kaybetmektir.” ABD’nin de duyacağı ses tam da budur.

Hürmüz’ün ışıklarında yankılanan bu ses, Pirus Zaferinin o meşhur sözlerini hatırlatmıyor değil; ‘Bir galibiyet daha alırsak mahvoluruz.