Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturdu.
Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelen program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürdü.
“Gönül Sofrası” sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sundu.
Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetlerde bulundu.
Dursun Ali Erzincanlı’nın sunduğu programda Demirbağ, namazın sadece bir ibadet değil, kulun Allah karşısındaki acziyetini ve teslimiyetini ilan ettiği en büyük "kulluk beyanı" olduğunu vurguladı.
"PİŞMANLIK TÖVBE KAPISINI ARALAR"
Ömer Demirbağ, iman etmeyen bir kişinin günah işlerken aldığı lezzet ile bir müminin yaşadığı huzursuzluğu kıyaslayarak sözlerine başladı. Müminin günah işlerken bile içten içe bir pişmanlık duyduğunu belirten Demirbağ, özellikle namaza durulduğunda yaşanan "Ben ne yaptım?" mahcubiyetinin Allah katında çok kıymetli olduğunu ifade etti. Kur’an-ı Kerim’de geçen "nefs-i levvame" (kendini kınayan nefis) üzerine yemin edildiğini hatırlatarak, pişmanlık duymanın tövbe kapısını araladığını söyledi.
“NAMAZI ERTELEYEN HELAK OLDU”
Toplumda yaygın olan "Önce günahlarımdan arınayım, sonra namaza başlarım" düşüncesinin şeytanın bir oyunu olduğunu belirten Demirbağ, bunun imkansız olduğunu söyleyerek, "Önce namaza başlayacaksın, namaz sayesinde günahlardan kurtulacaksın. Erteleyen zaten helak oldu. Kul ile randevuyu bile ertelediğiniz zaman itibardan düşüyorsunuz. Allah’ın huzuruna gelmeye müezzin çağırıyor. “Ben sonra gelirim bekle” gibi bir küstahlık tavrı içinde olmak namazı tamamen elden kaçırmaktır. Nasip olmayabilir." ifadelerini kullandı.
NAMAZ KILMAMANIN TEHLİKESİ
Namazın İslam'ın beş temel şartından biri olduğunu ve diğer tüm ibadetleri (oruç, hac, zekat, zikir) içinde barındıran bir "özet" niteliği taşıdığını belirten Demirbağ, namaz kılmamanın tehlikelerine dikkat çekti. Murselat Suresi’nde namaz kılmamanın kafirlerin bir özelliği olarak zikredildiğini hatırlatarak, bu ibadetin terk edilmesinin kul için büyük bir risk olduğunu vurguladı.
Öte yandan Demirbağ namazın, “Sen Allah’sın, ben kulunum. Bildim, kabul ettim, bunu ilan ediyorum demektir.” demek olduğunu açıkladı.
NAMAZ KILMAZSAM NE OLUR? “HESAP, AZAP, ATEŞ…”
Gençlik yıllarından bir anısını paylaşan Demirbağ, namazı erteleyenlere yönelik şu ibretlik diyaloğu aktardı:
Demirbağ, "Bir kişiye "Namaz kılmazsam ne olur?" diye sorduğumda, "Hesap, azap ve ateş" cevabını aldım. "Belki affeder" dediğimde ise, "Ateşe karşı 'belki' olmaz oğlum. Ya affetmezse halin ne olur? İleride kılarım diyenlerin hiçbiri kılamamıştır. Allah kendisiyle randevuyu başka zamana erteleyen kimselere nasip etmemiştir. Hangi günahın içinde olursa olsun namaz kılınacak. Namazla belki kurtulursun. Namaz yoksa ümit yok.” şeklinde konuştu.
"ALLAH HUZURUNA ÇIKANDA GÜNAH KALMAZ"
Namazın hayatı planlayan bir disiplin olduğunu ifade eden Demirbağ, vakitlerin önemini ve namazın insan ruhu üzerindeki temizleyici etkisini Peygamber Efendimizin (s.a.v) en ümit verici hadislerinden biriyle örneklendirdi.
Demirbağ, “Efendimizin (s.a.v) buyuruyor, "Sizden birinizin evinin önünde bir ırmak aksa ve o kişi günde beş kez o ırmakta yıkansa, üzerinde hiç kir kalır mı? Sahabe-i Kiram 'Kalmaz ya Resulallah' deyince, Efendimiz buyuruyor ki: İşte namaz da böyledir. Günde beş kez Allah'ın huzuruna çıkanda günah kalmaz." dedi.
SABAH KILINMASI EN SEVAP, İKİNDİ GEÇİRİLMESİ EN GÜNAH NAMAZ
• Sabah Namazı: Kılınması en sevap ve "ücretli" namazdır. Herkes uykudayken Allah'ın huzuruna çıkmak sadakatin en büyük göstergesidir. Şahitli namazdır sabah namazı, kılınması en zor olandır.
• İkindi Namazı: Geçirilmesi en günah olan "orta namaz"dır. Kur'an'da özellikle muhafaza edilmesi emredilmiştir.