Papa’nın Kâbusu: Beyaz Saray’daki Rahipler

Kutsal Kâsede çatlak var. Hem de bu çatlak, sandığımızdan da daha derin.

Abone Ol

Vatikan’ın bugünlerdeki tek kâbusu Beyaz Saray’da gezinen o rahipler.

‘Kıyamet Takvimi’ni erkene çekmek için düğmeye bastılar.

İran’a ilk saldırdıklarında herkesin ortak görüşü şuydu:

ABD ile İsrail, Ortadoğu’da büyük bir Sünni-Şii Savaşı çıkartacak.

Bu savaş sürerken İsrail aradan sıyrılıp istediği yerlere çökecek.

Aslında plan da hiç yabana atılır değildi.

Zira İran, kendini korumak için bölgedeki Müslüman ülkelere saldıracak.

Onlar da karşılık verecek…

Böylece adı konulmayan bir Sünni-Şii savaşı çıkartılacaktı.

Ancak bu planları tutmadı.

Dünya, “Sünni-Şii" savaşına kilitliyken; fay hattı bizzat Hristiyanlığın kalbinden kırıldı.

Katolik-Evanjelist Savaşı mı?

Sahne net: Papa-Trump karşı karşıya.

Bir yanda Katolik dünyasının ruhani lideri…

Diğer yanda Evanjelistlerin dualarıyla zırhlanan Trump.

Katolik-Evanjelist kapışmasının ilk büyük meydan muharebesi.

Hatırlayın…

Venezuela korsanlığı öncesi Trump, Beyaz Saray’da Evanjelist Pastörlere kendini kutsatmıştı.

O kutsanmanın etkisinden çıkmamış olacak ki en sonunda “gaza gelip” kendini Hz. İsa olarak da resmetti! (Sonradan orada ben doktorum deyip sildi)

“Papa Leo'yu da çok sevmem. Beyaz Saray’da olsaydım o olmazdı” diyen bir Trump var.

Peki; Papa-Trump düellosu şahsi mi?

Bence değil… Geçmişte de bu tarz çatışmalar vardı.

Ancak Evanjelistler o dönem bu kadar güçlü değildi.

Şimdiki ajandaları siyaset üstü…

Teolojik bir senaryo ile radikal bir inancı tamamlamanın peşindeler.

“Yahudi devleti kesin kurulacak.”

“Büyük kaos çıkacak.”

“İsa Mesih yeryüzüne dönecek.”

İsrail’e sarsılmaz bağlılıklarının sebebi bu "kıyamet" takvimi.

Yoksa birbirlerini sevdiklerinden değil.

Geleneksel ve hiyerarşi yapısıyla Katolik Kilisesi devasa bir kurumsal ve diplomasi gücü demek.

Beyaz Saray’da diz çöküp dua eden, kehanet kovalayan, ‘modern’ dünyanın “hızlı ve öfkeli” inanca sahip Evanjelistler ise statükoyu yıkmanın derdinde.

Hamurlarında ise tamamen lobicilik var.

Şimdiki şartlar buna biraz da uygun.

Sermaye tarafı onlarda.

Medyayı da istedikleri gibi kullanıyorlar.

Bir de Trump gibi popülist figürü de tütsüleyip yanlarında tutuyorlar.

Batı Paradoksunun Sekeratı

Asırlardır; İslam dünyasını mezhep savaşlarıyla (Sünni-Şii) parçalamaya çalışan akıl, bugün kendi içindeki en büyük bölünmeyle karşı karşıya.

"Ötekini" tasarlamaya çalışırken, kendi hesaplaşmalarının kapısını araladılar.

Ne ya da kim uğruna? Sınırları bile olmayan bir “ülke” için mi?