Sanal Kumar: Ciddi Bir Sağlık Sorunu

Abone Ol

Sanal kumar oynama oranları fevkalade yükselmiş durumda. Bağımlılıklar başlığı altında konu hakkında aile hekimlerine yönelik yapılan sunumlardan anlaşıldığı üzere sanal kumar sorunu, toplumda kanayan bir yara haline gelmiş bulunuyor. Etrafınızda genç, orta yaşlı ve çaresizlik içinde kıvranan ve çevresinden borç para talep eden bir kişi gördüğünüzde mutlaka kumar borcunun olabileceğini düşünmelisiniz.

Bazı insanlar vardır mesleği ve toplumsal konumu fevkalade iyidir. Geliri ülkemizde ortalama kazanılan maaşın üstündedir. Dışarıdan bakıldığında son derece düzgün bir aile yaşantısı vardır. Bu insanlar eğer ekonomik olarak sıkıntı içinde kıvranıyorlarsa ilk akla gelen sorunun kumar bağımlılığı olduğu mutlaka düşünülmelidir. Böyle bir insanın borç içinde olması, hayatın olağan akışı içinde bir terslik olduğunu akla getirmelidir.

"TEFECİLERİN ELLERİNE DÜŞERLER"

Kumar bağımlıları ilk önce yakın çevrelerinden borç almaya başlarlar. Aile fertleri, arkadaşlar ve akrabalar derken kimseden para istemeye yüzleri kalmayınca tefecilerin ellerine düşerler. Onlarda bir süre sonra verdikleri paranın çok üzerinde paralar istemeye başlayınca insanlar kendilerini derin bir çaresizliğin içinde bulurlar. Bu süreçte ihtiyacı olan parayı bulamayan, borcunu ödeyemeyen ve tefecilerden kurtulamayan insan Allah korusun intihar etmeyi düşünebilir.

Öğrendiğimiz kadarıyla bu süreçleri yaşayan ve sonuçta çaresiz kalarak canına kıymaya karar veren insanlar hızla artıyorlarmış. Devletimiz bu konuda gerekli önlemleri elbette almaya başlamış durumda. Hekimler tam da bu nedenle bağımlı ve çaresiz insanlarla karşılaşan ilk insanlardan oldukları için konu hakkında bilgilendirildiler. Sağlık Bakanlığı tarafından bu kişilerin erkenden tespit edilmeleri çok önemseniyor. Eğer son sürece varmadan bu insanlara ulaşılır ve onların ellerinden tutulursa pek çok yaşamın sonlanması önlenmiş olacaktır.

Bağımlılık sanıldığı gibi basit bir sağlık sorunu değildir. Fevkalade önemlidir ve bu durumdan kurtulmak oldukça zordur. Psikiyatri uzmanları için de bu kişiler oldukça zor vakalardır. Çünkü bağımlı bireyler beyinlerinde meydana gelmiş olan kimyasal değişim nedeniyle bu bağımlılıktan kolaylıkla kurtulamazlar. Bağımlılıkların hemen hepsi yaptıkça kuvvetle insanın zihnine yerleşir ve insanı ondan aldığı hazza bağımlı hale getirir. Bu haz için insanların feda edemeyecekleri hemen hiçbir şey yok gibidir.

Bu sorunu yaşayan insanlar durumlarını açık bir dille onları en çok seven insanlara mutlaka aktarmalıdırlar. Bu insanlar daha ziyade anne ve babalardır. Onlar her şart altında evlatlarının iyiliklerini düşündükleri için onları affeder ve mutlaka yardımcı olmaya çalışırlar. Bu durumda olanların daralan baskıdan ve bozulan ruh halinden kurtulmaları için mutlaka hem psikolojik hem de aile ve arkadaş çevrelerinden yardım talebinde bulunmaları gerekir. Talep etmezlerse çevrelerindeki insanlar onların ne kadar da çaresiz durumda olduklarını anlamayabilirler.

Anne ve babalar, aileler bu konuda uyanık olmak zorundadırlar. Böyle sorunu olduğu hissedilen her insan önce aile hekimine sonra psikiyatri hekimine yönlendirilmeli ve tedavi sürecinde her açıdan desteklenerek onlara yardımcı olunmalıdır. Eleştirmek, onlara karşı sert ve öfkeli tutumlardan özellikle kaçınmak son derece önemlidir. Dünya bu sorunla çok çetin bir sınavdan geçiyor. Aile kültürümüz, birbirlerimize olan bağlılığımız, kadim geleneklerimiz, dini ve manevi inançlarımız bu sorunla mücadele etmede bizlere katkı sağlayacak en önemli güçlerimizdir.