TBMM Dışişleri Komisyonu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Onaylanmasına İlişkin Kanun Teklifi”ni görüşmek üzere toplandı.
TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM Dışişleri Komisyonunda oy çokluğuyla kabul edildi.
MEKKE İTTİFAKI TEKLİFİNE PARTİLERİN OYLARI BELLİ OLDU
AK Parti, MHP ve CHP yasa teklifine evet oyu verdi. Yeni Parti, İYİ Parti ve DEM Parti ise Mekke İttifakı'na hayır oyu verdi.
Komisyon toplantısının açılışında konuşan Oktay, dünyadaki teknolojik ve jeopolitik dönüşümlerin hızlandığı, küresel dengelerin yeniden şekillendiği ve uluslararası kuralların yetersiz kaldığı bir dönemde Türkiye'nin çatışma alanlarının bulunduğu bir yerde yer aldığını belirtti.
Orta Doğu'da yaşanan istikrarsızlıklara dikkat çeken Oktay, “Tüm bunlara ilaveten, İran ve Hürmüz Boğazı ve çevresinde yoğunlaşan gerilimler, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da açıkça tehdit etmektedir.
Çatışmaların genişlemesi ve enerji altyapılarını hedef alması, enerji başta olmak üzere küresel tedarik zincirlerini sarsmakta ve dünya genelinde üretim maliyetlerini doğrudan artırmaktadır. İsrail'de bugün gerçekleştirilmekte olan ve ABD'de 3 Kasım'da yapılacak seçimler sonrasında durumun daha da kötüye gidebileceği dile getirilmektedir.” dedi.
MEKKE ANLAŞMASI BÖLGESEL BARIŞI GÜÇLENDİRECEK
Orta Doğu'da yaşanan istikrarsızlığın bir benzerinin Yemen'de sürdüğünü aktaran Oktay, Türkiye'nin Yemen'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediğini, kalıcı çözüm için diyaloğu desteklediğini ifade etti.
Oktay, “Bugün komisyonumuzda görüşeceğimiz, ‘Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’, bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır.
Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekâlet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata ‘dur’ denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda, ‘Uygun Bulma Kanun Teklifi'nin Genel Gerekçesi'nde de vurgulandığı üzere, Mekke Anlaşması ile ‘stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve birlikte çalışma kültürünü büyüterek, Orta Doğu'da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesi’ kayda değer bir gelişmedir. Dün Tahran'da yapılan görüşmeler bu anlamda kıymetlidir.” diye konuştu.
MEKKE ANLAŞMASI ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI DEĞİL
Oktay, Türkiye'nin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmaların üçüncü ülkelere karşı saldırı, yayılmacılık ya da bloklaşma ittifakı olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayarak, “Tam aksine ülkemiz caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması'nın dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkân tanıması bağlamında kıymetlidir.
Öte yandan anlaşmanın genişleme sürecinin, kontrolsüz bir mekanizmaya izin vermemesi de önemlidir. İttifakın büyümesi ve yeni üyelerin kabulü, çekirdek tarafların ve dolayısıyla ülkemizin onayına, rızasına ve stratejik filtresine tabi olması doğal olarak büyük ehemmiyet taşımaktadır.
Bu ittifak mimarisinin üç ana sacayağı üzerinde yükseldiği ifade edilebilir: müşterek savunma, terörizmle kararlı mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkânların geliştirilmesi. Bu başlıkların her biri hem ülkemiz hem de coğrafyamızın geleceği için hayati ehemmiyete haizdir.” değerlendirmesinde bulundu.
GÜMRÜKÇÜ: MEKKE ANLAŞMASI SAVUNMA ODAKLI
Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, anlaşmayla ilgili milletvekillerini bilgilendirdi.
Anlaşmayı Türkiye ile Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki köklü tarihsel ilişkilerin bir uzantısı olarak nitelendiren Gümrükçü, “Bölgemizdeki sorunların daha da çetrefilli bir hâle geldiği günümüzde anlaşmanın tarafı 3 ülke, bu sorunlara dışarıdan çözüm bulunmasını beklemek yerine sorumluluk üstlenerek, iş birliği ve kolektif savunma anlayışına dayalı bir bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımını atmış ve bu yönde oluşturulacak kurumsal yapının hukuki zeminini ortaya koymuştur.
Nitekim, Mekke Anlaşması'yla zemini oluşturulan bu yapının, sadece taraf 3 ülkenin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı yapması; karşılıklı güven temelinde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek, bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı yaratması; esasen büyük bir potansiyele sahip olmakla birlikte 10 yıllardır devam eden çeşitli kriz ve ihtilaflar nedeniyle bu potansiyelini hayata geçirememiş bulunan bölgemizde, bizzat bölge ülkelerinin kendi sorumluluğu ve sahipliğinde bir barış, istikrar ve refah vizyonu ortaya koyması hedeflenmektedir.
Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır.” dedi.
MEKKE ANLAŞMASI'NDA KOLEKTİF SAVUNMA VURGUSU
Gümrükçü, anlaşmanın birleşmeyi öneren kapsayıcı bir vizyon içerdiğini aktararak, “Anlaşma operasyonel düzeyde ise kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulmasını, silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğinin karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlarla artırılmasını, savunma sanayisinde ortak üretim ve teknolojik paylaşım dâhil iş birliğinin desteklenmesini, terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesini ve tarafların birbirlerine anlaşma hükümlerinin uygulanması kapsamında lojistik destek sağlamalarını öngörmektedir.” ifadelerini kullandı.
ALT KOMİSYON KURULMASI ÖNERİSİ KABUL EDİLMEDİ
Ardından komisyonda Yeni Parti'nin, anlaşmanın Millî Savunma Komisyonu'nda görüşülmesi ve detaylı incelenmesi için alt komisyon kurulması önerisi görüşüldü. Öneri, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Komisyon toplantısı, milletvekillerinin anlaşmanın tümüne ilişkin lehte ve aleyhte görüşleriyle devam ediyor.