Gündem

Yeni infaz düzenlemesi yolda! Kimler yararlanacak?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "yeni infaz" düzenlemesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Düzenlemenin genel af olmadığını belirten Uçum, sürelerde iyileştirme ve bazı suçlara istisna olabileceğini söyledi. Peki infaz düzenlemesinden kimler yaralanabilecek?

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen Anadolu Sohbetleri programına katılarak aralarında Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"CEZAEVLERİNDE KALABALIKLAŞMA SORUNUMUZ VAR"
Uçum'un açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri infaz sistemi oldu. Cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğini belirten Uçum, kalabalıklaşma sorununa dikkat çekerek Adalet Bakanlığı'nın bu konuda yoğun şekilde çalıştığını söyledi.

Uçum şu ifadeleri kullandı: "440'ı geçti cezaevlerindeki hükümlü sayısı. Cezaevleri açısından bir kalabalıklaşma sorunumuz var arkadaşlar. Bu kalabalıklaşma sorununu gidermek için Adalet Bakanlığımızın çok yoğun çalışmaları var. Bu Politikalar Kurulumuzla birlikte yaptıkları çalışmalar da var."

"GENEL BİR İNFAZ HUKUKU DÜZENLEMESİ ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR"
Uçum, Terörsüz Türkiye süreciyle bağlantılı özel kanunun başka düzenlemelere emsal teşkil etmemesi gerektiğini vurguladı. Söz konusu kanundan tamamen bağımsız olarak genel bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışıldığını açıklayan Uçum şöyle konuştu:

"Bu kanundan tamamen bağımsız olarak. Bu kanun hiçbir şeye emsal olmasın arkadaşlar. Bu kanun özel bir kanun, kendine özgü bir kanun, asla emsal olabilecek bir kanun değil. Ama genel olarak bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu çok önemli."

"GENEL AF DEĞİL"
Uçum'a üzerinde çalışılan düzenlemenin genel af anlamına gelip gelmediği de soruldu. Bunun bir infaz hukuku düzenlemesi olduğunu belirten Uçum, yeni sistemin temel ilkesini şu sözlerle açıkladı:

"İlkemiz şu: Mahkumlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemine geçiyoruz. Ne mağdurları tatmin etmek konusunda bir zararlandırıcı sonuç doğuracak ne de adil infaz sistemini ihlal edecek uygulamalar yapacağız."

SÜRELERDE İYİLEŞTİRME GÜNDEMDE OLABİLİR
İnfaz düzenlemesinin içeriğine ilişkin değerlendirmesini sürdüren Uçum, sürelerle ilgili değişikliklerin de gündeme gelebileceğini söyledi.

"Bu genel bir infaz hukuku düzenlemesi. Burada da yine iyileştirmeler olabilir. Sürelerle ilgili olabilir vesaire. Ama buna ilişkin çalışmaları, parametrelerini Adalet Bakanlığımız zaten çok çalıştı, kurullar çok çalışma yaptı. Önümüzdeki dönemde infaz hukukuna ilişkin reformist bakış açısıyla bunu gündeme getireceğiz."

FETÖ VE DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİ İÇİN İSTİSNA OLABİLİR
Uçum'a yeni infaz düzenlemesinin kapsamının ne olacağı, adli suçların yanı sıra terör suçlarını da kapsayıp kapsamayacağı soruldu.

Genel bir düzenleme yapılsa bile birtakım istisnaların olabileceğini belirten Uçum, özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleri konusundaki hassasiyetlerin devam ettiğini söyledi.

Uçum konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Birincisi infaz hukuku düzenlemesi, yani genel düzenleme olsa bile birtakım istisnalar olur değerli arkadaşlar. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle ilgili devletin hassasiyetleri çok ciddi biçimde devam ediyor. Bu konuda bazı istisnaların korunması beklenir. Suçlar bakımından da istisnalar olabilir. Yani toplumu ciddi biçimde rahatsız eden suçlarla ilgili düzenlemelerde farklı uygulamalar olabilir."

Düzenlemenin henüz teknik çalışma aşamasında olduğunu vurgulayan Uçum, kapsamın somut metin ortaya çıktığında daha net biçimde tartışılabileceğini belirterek şunları söyledi:

"Bunlar somut olarak ortaya çıktığında tartışılır. Çünkü bu o kadar teknik, zor bir konu ki şu anda bunlara ilişkin somut unsurları ifade etmek çok zor. Ama dediğim gibi FETÖ ve benzeri terör örgütlerine ilişkin istisnalar, kısıtlamalar konabilir."

DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİ İÇİN DE BENZER BİR SÜREÇ OLUR MU?
Uçum, PKK için yürütülen süreçte kullanılan yöntemin diğer terör örgütleri açısından uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin soruya da yanıt verdi. PKK ile diğer terör örgütlerinin şartlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Uçum, gelecekte ortaya çıkacak şartlara göre devletin farklı yöntemler kullanabileceğini söyledi.

Uçum şunları kaydetti: "Diğer terör örgütlerinin şartlarıyla PKK terör örgütünün ve bağlı unsurlarının şartları niteliksel olarak çok farklı. Benzer şartları uygular mı uygulamaz mı, o devletin o günkü koşullarda ortaya çıkabilecek duruma göre değerlendirebileceğimiz şey. Ama terörü tasfiye etmek için, minimal seviyede olsa terör riskini tasfiye etmek için bu tip diyelim iradeler ortaya koymaya çalışan örgütlerle ilgili onlara imkan açacak süreç yönetmeleri yapabilir. Devlet buna kapalı olmamalı. Fakat birebir benzer bir süreç yönetimi olur mu olmaz mı, devlet bunu tercih eder mi, bunu bugünden söylemek doğru da olmaz. O günün şartlarında bunlar değerlendirilir."

"ON BİNLERCE CANIMIZA MAL OLMUŞ BİR TERÖR"
PKK'nın Türkiye açısından diğer örgütlerden farklı bir konumda bulunduğunu savunan Uçum, bunun insani, siyasi ve ekonomik boyutlarının olduğunu söyledi.

Uçum değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Çünkü PKK, 50 yıllık bir, 44 yıllık bir sistematik terör, hadi son 2 yılını saymayalım 42 yıl yoğun bir sistematik terör, on binlerce canımıza mal olmuş bir terör. Şehitlerimiz, gazilerimiz bedel ödemiş bu süreçlerde, birçok insan, ülkenin insanları bir şekilde kurban edilmiş bu süreçte. Şimdi bu pozisyonla diğer saydığımız terör örgütleriyle pozisyonu arasında zaten nicelik açısından da bir fark var. Yani niteliksel bir fark var, nicelik açısından da fark var, siyasal açıdan da fark var, ekonomik maliyet açısından da fark var."

Uçum, PKK meselesinin makro süreçleri, diğer terör örgütlerinin ise daha mikro süreçleri etkilediğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani burada birçok makro süreci etkileyen bir durum var. Onlarla ilgili ise mikro süreci etkileyen durumlar var. Makro süreçlerde kullandığım model, mikro süreçlerde kullandığımda abartılı gelebilir, sorunlu gelebilir. Onun yerine o mikro süreçlerin gerektirdiği başka yöntemleri de devlet her zaman kullanabilir."