90'lı yıllarda Kemal Sunal filmleriyle adından söz ettirmiş olan Sinan Bengier’den üzen haber geldi. Bengier, yaptığı son açıklamada "Doktor, 'Bu kapıdan çıkamayabilirsin' dedi. 'Nasıl yani' dedim. 'Buradan çıkıp asansöre binebilirsin ama inemeyebilirsin, eve gidersin ama geri gelemeyebilirsin, 3-4 gün yaşayabilirsin ama 6'ncı günü göremeyebilirsin' dedi.” şeklinde konuştu.
Şiddetli sol kasık ağrısı nedeniyle Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran 77 yaşındaki Bengier, ilk değerlendirmenin ardından genel cerrahi bölümüne yönlendirildi.
AORT DAMARINDA "YIRTILMA" ŞÜPHESİ
Bengier, burada yapılan tetkikler sonucunda karın aort damarında yırtılma şüphesiyle aynı hastanenin kalp ve damar cerrahisi bölümüne sevk edildi.
ACİL AMELİYATA ALINDI
Yapılan detaylı incelemede Bengier'in karın aort damarının yırtıldığı ve karın içinde hematom olarak adlandırılan kan birikimi olduğu belirlendi. Bu birikimin, ölümcül olabilecek kanamayı geçici olarak sınırladığı anlaşılınca hasta için acil ameliyat kararı alındı.
AMELİYAT 6 SAAT SÜRDÜ
Doktorlar tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 6 saatlik ameliyatta Bengier'in yırtılan aort damarı ile kasık damarları, suni damar kullanılarak onarıldı.
Ameliyatın ardından 2 gün yoğun bakımda takip edilen Bengier, daha sonra servise alındı ve ardından taburcu edildi.
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nden Prof. Dr. Koray Ak, Bengier'in sol kasıkta şiddetli ağrı şikayetiyle kendilerine yönlendirildiğini, yapılan tetkiklerde karın aort damarında yırtılma ve aktif kanama olduğunun tespit edildiğini anlattı.
Dış merkezde yapılan kontrollerde fıtık düşünüldüğünü ve ameliyat planlandığının kendilerine iletildiğini aktaran Ak, "Bizim değerlendirmemizde, karın aort damarının rüptüre olduğu ve buna bağlı kanamanın sol kasık damarına kadar ilerlediği görüldü. Hızla ameliyat planlaması yaparak hastamızı, rüptüre abdominal aort anevrizması nedeniyle ameliyata aldık." dedi.
Ameliyatta iki farklı yaklaşım bulunduğunu dile getiren Ak, "Endovasküler ve açık cerrahi yöntemler mevcut. Aort rüptürlerinde öncelikli tercihimiz genellikle endovasküler yöntemlerdir. Ancak hastanın damar yapısı kapalı yönteme uygun olmadığından açık cerrahi tercih edildi ve yaklaşık 6 saat süren operasyonla anevrizma başarıyla onarıldı." diye konuştu.
Yaklaşık 1 haftalık hastane yatış sürecinin ardından Bengier'in taburcu edildiğini belirten Ak, kontrollerinde de hastanın genel durumunun iyi olduğunu kaydetti.
Ak, aort anevrizması rüptürü durumunda ölüm riskinin sonderece yüksek olduğuna dikkati çekerek, özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli tarama yaptırmasının ve rüptür gelişmeden önce hekime başvurmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
"DOKTOR, '3-4 GÜN YAŞAYABİLİRSİN AMA 6'NCI GÜNÜ GÖREMEYEBİLİRSİN' DEDİ"
Sinan Cengiz Bengier ise yaşadığı sağlık sorununun ciddiyetini ilk etapta fark edemediğini, ağrılarına rağmen oyunlarını sürdürdüğünü söyledi.
Kasık bölgesindeki ağrının artması üzerine hastaneye başvurduğunu anlatan Bengier, kendisine fıtık olabileceğinin söylendiğini aktardı.
Bir doktorun mutlaka cerrah tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiğini belirten Bengier, şöyle devam etti:
"Yanımızda bir kadın doktor daha vardı. Hemen aynı hastaneden bir cerrahı arayıp 'Gelsin, birlikte değerlendirelim' dedi. O da beni Koray Hoca'ya yönlendirdi. Hastaneye geldiğimde durumun ciddiyetini öğrendim. Koray Bey raporları incelemişti ve durumun çok riskli olduğunu söyledi. Ben 'Yarın gelelim' dedim. Hani eve gidip pijama, terlik alalım diye düşündüm. Ancak doktor, 'Bu kapıdan çıkamayabilirsin' dedi. 'Nasıl yani' dedim. 'Buradan çıkıp asansöre binebilirsin ama inemeyebilirsin, eve gidersin ama geri gelemeyebilirsin, 3-4 gün yaşayabilirsin ama 6'ncı günü göremeyebilirsin' dedi. Fıtık şüphesiyle geldiğim hastanede kaldım. O gün hemen tetkikler başladı. Ertesi sabah ameliyata girdim. Sadece ameliyat öncesi odaya alındığımı hatırlıyorum. Sonrasında kendimi yoğun bakımda buldum. Şimdi iyiyim, ayaktayım çok şükür. Bir insanın hayat kurtarması belki nadir olur ama hocam benim hayatımı kurtardı. Bana adeta yeniden hayat verdi. Çok mutluyum."
"57 YILDIR AYAKTAYIM"
Yaklaşık 1 ay sonra yeniden çalışabileceği bilgisini aldığını belirten Bengier, "57 yıldır hep ayaktayım. Biraz dinleneceğim. Bu süreçte neler yapabileceğimi düşüneceğim. El becerim iyidir, belki oturarak bir şeyler üretirim. Belki de yine tiyatroya devam ederim, kısmet." ifadelerini kullandı.
SİNAN BENGİER KİMDİR?
Sinan Bengier, 31 Mart 1948 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi. Sanat hayatına 1969 yılında amatör olarak adım atan Bengier, 1971 yılında Karagöz Çocuk Tiyatrosu ile profesyonelliğe geçiş yaptı. Ankara Devlet Tiyatrosu ve Ankara Halk Tiyatrosu gibi önemli kurumlarda görev aldıktan sonra, kariyerinin dönüm noktası olan Levent Kırca ile tanıştı.
Sinan Bengier, 1990’lı yıllarda Kemal Sunal filmlerinin parodisi niteliğinde olan veya benzer isimler taşıyan düşük bütçeli "video filmlerinde" (TV filmleri) başrol oynamıştır.
Sinan Bengier’in "Kemal Sunal" tarzı filmleri
- Hoş Memo
- Kazı Kazan
- Çifte Vakkas
- İnce Hasan
- Doktora Bak Doktora
- Naylon Kemal (1998): İsmi doğrudan Kemal Sunal'ı çağrıştırsa da başrolünde Sinan Bengier vardır.
- Postacı Kapıyı Ara Sıra Çalar (1994): Kemal Sunal'ın "Postacı" filmiyle benzer bir temadadır.
- Mıymıntılar Kralı (1994): Kemal Sunal'ın "Zübük" veya "Kibarlar Kralı" gibi "Kral" serisi filmlerine benzer bir isimlendirmeye sahiptir.
Sinan Bengier ve Kemal Sunal, aynı karede hiç buluşmamışlardır. Bengier daha çok Levent Kırca, Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ gibi isimlerle özdeşleşmiş bir kariyer inşa etmiştir.