MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Bahçeli'nin gündeminde; İsrail-ABD-İran savaşı, Kıbrıs meselesi, Türkiye'nin güvenliği meselesi ve CHP'ye yönelik operasyonlar vardı.
"DENİZE DÖKERİZ"
Bahçeli, "Hasımlığıyla hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki; 100 yıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımız nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız. Gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz, dize getiririz." sözlerine yer verdi.
Lider ülke ve süper güç olma hedefine ulaşmış bir Türkiye, adalet esaslı medeniyet inşasıyla mazlum milletler ve küresel düzen için umut olacaktır. Hasımlığıyla hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki, yüzyıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımız nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız, gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz ve dize getiririz. Zira Namık Kemal’in dizeleriyle ecdadımızın heybeti maruftur, fıtrat değişir sanma o kan yine o kandır.
"İRAN'IN YANINDAYIZ" MESAJI
Devlet Bahçeli "Ahlaksız saldırı karşısında haktan, hukuktan yana olmak zamanıdır. Siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durmak zamanıdır." dedi.
ABD Başkanı Trump'ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşları bitireceğim diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir. Trump, 340 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri'ni 10 milyonluk İsrail'in kan emici Başbakanı Netanyahu'nun kuyruğuna takmış ve tüm bölgeyi felakete sürüklemiştir. Şimdi de savaşı sahte bir zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir. Böyle bir Amerika'nın büyük Amerika olamayacağı açıktır. Böyle bir Amerika'nın dünya barışı, düzeni, istikrarı ve refahı vadetmediği ortadadır. Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları beklenen bir durumdur. Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak ayağımızı sağlam Anadolu'ya bastığımızı, gözümüzün ve kulağımızın ise Tebriz'de, Urumiye'de, Hemedan'da, Kerkük'te, Musul'da ve Erbil'de olduğunu dost da düşman da bilmelidir. Bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir. Tuğrul Bey'in Selçuklusu, Uzun Hasan'ın Akkoyunlusu, Nadir Şah'ın Afşarlısı, Şah İsmail'in Safevisi, İran bizim için Halaç'tır, Türkmen'dir, Kaşkay'dır. Türk'üyle, Fars'ıyla, Kürt'üyle ve Arap'ıyla kardeştir. Zaman, geçmişte yapılan yanlışlıkları, komşuluk ve kardeşlik hukukuna uymayan davranışları ve kendi içindeki hak mahrumiyetlerini bir kenara bırakıp bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak ve Siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durma zamanıdır.
“MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİ HEDEF ALMAKTA”
Öte yandan konuşmasında MHP lideri, "Açıkça ifade etmek isterim ki; Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem, her eylem, her kışkırtma; doğrudan doğruya milli güvenliğimizi hedef almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla, sorumsuz açıklamalarla yönetilebilecek bir ülke değildir. Hele hele böylesine hassas bir dönemde; devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerde dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır." sözlerine yer verdi.
"KIBRIS EGEMENLİK MESELESİ"
Kıbrıs'taki her geçen gün daha da silahlanan Yunan ve Rum oyununa dikkat çeken Bahçeli "Kıbrıs bizim için alelade bir dış politika konusu değil milli bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir." şeklinde konuştu.
Avrupa ülkelerinin silah sevkiyatlarıyla güçlendirdiği Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) saldırgan politikalarına göz yumulurken, Türkiye’nin KKTC’ye yönelik meşru ve sınırlı savunma tedbirlerini eleştirenlerin içine düştüğü çifte standart, ibretliktir. Hiç kimse bizden, Güney kesiminin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir. Unutulmamalı ki Kıbrıs bizim için alelade bir dış politika konusu değil; millî bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir.
"CHP'DE İLTİMAS VE ÇARPIK İLİŞKİLER DERİNLEŞMİŞTİR"
Bahçeli, CHP'li belediyelere yönelik son operasyonlara değinerek, "İltimas, yolsuzluk ve bunlarla iç içe geçmiş çarpık ilişki ağları derinleşmiştir. Ancak hiç kimse dokunulmaz, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir." dedi.
Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP’li belediyeler, maşeri vicdanı rahatsız etmektedir. Bir biri ardına ortaya saçılan rüşvet, irtikâp iddiaları hukuki bir mesele olmaktan çıkmış, siyasi yozlaşmanın CHP’nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir. Bu vahim tablo, kök salmış bir çarpık zihniyetin, çürümüş bir siyasi anlayışın ve yozlaşmış bir yönetim yapısının CHP’ye egemen olduğu izlenimi vermektedir. Şehrin emini olması gerekenler ne hazindir ki emanete hıyanet etmiş yozlaşmanın zirvesine çıkmışlardır. Büyük düşünür Ziya Gökalp’in dediği gibi 'Milli ahlak, milli kültürün en önemli unsurudur ve milli mefkûrenin de temelini teşkil etmektedir.' Görünen o ki Atatürk’ün partisi CHP’nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş, erozyona uğramıştır. İltimas, yolsuzluk ve bunlarla iç içe geçmiş çarpık ilişki ağları derinleşmiştir. Ancak hiç kimse dokunulmaz, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir. Hukukun üstünlüğü esastır ve bu tür iddiaların sonuna kadar üzerine gidilmesi, sorumluların hesap vermesi kaçınılmazdır.