Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sapanca'da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin rezerv yeterliliği anlamında rahat bir noktada olduğunu açıkladı.
"TÜRKİYE'NİN DAYANIKLI OLDUĞUNA İNANIYORUZ"
İtalyan düşünür Antonio Gramsci'nin "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğum sancıları çekiyor, şimdi canavarlar zamanı." sözünü anımsatan Şimşek, savaşların aslında canavarlar dönemini yansıttığını söyledi.
"TÜRKİYE DAYANIKLI, BUNU İSPTALADIK"
Şimşek, savaşın etkilerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Savaşlar diğer şoklara oranla çok daha kalıcı ve büyük sonuçlar doğuruyor. Türkiye'nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz. Bunu da geçen sene ispatladık, bu sene de ispatlayacağız. Hatırlarsanız 2025'te önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Ticaret savaşlarının piyasalarda yarattığı hareketlilik ve volatilite. Akabinde '12 Gün Savaşı'. İçeride kuraklık ve zirai don. Bütün bunlar geçen sene önemli gündem maddeleriydi. Ama biz tüm bu şokları programda çok önemli kayıplar yaşamadan atlattık. Tabiri caizse program kendisini kanıtladı, rüştünü ispat etti.
2023 ortasından bu yana uyguladığımız program aslında Türkiye'nin makroekonomik temellerini sağlamlaştırdı, dayanıklılığını artırdı ve bizi şoklarla baş edebilecek duruma getirdi. Peki bu seneki, şu anda içinden geçtiğimiz sıkıntılı dönemi en az zararla atlatabilecek miyiz? Esas sorun bu. The Economist dergisinin bir grafiğini gördüm.
Burada ülkeleri iki ayrı kategoride sınıflandırıyor. Kimler dayanıklı, kimler şoklara daha çok açık, daha çok maruz kalabilir. Burada Türkiye, güçlü tamponlara, düşük makroekonomik dengesizliklere ve sağlam temellere sahip bir ekonomi olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Orta Doğu'daki çatışmaların özellikle enerji ve doğal gaz kanalı üzerinden Türkiye'ye yansıması, sınırlı bağlantısallık nedeniyle görece daha düşük kalıyor. Bu çerçevede, The Economist'in değerlendirmesine göre Türkiye, mevcut jeopolitik şoklara karşı daha yüksek bir dayanıklılık sergileyebilecek ülkeler arasında yer alıyor" değerlendirmesinde bulundu.
"REZERVLERİMİZ YETERLİ”
Şimşek, dış açığın kritik bir kırılganlık alanı olmaya devam ettiğini vurgulayarak, petrol fiyatlarındaki artışın cari açığa doğrudan yansıyacağını ifade etti. Savaşın yalnızca enerji kanalıyla değil, ticaret ve turizm üzerinden de ekonomiyi etkileyeceğini dile getiren Şimşek, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ve bölgeye yakın ülkeler açısından en temel riskin cari dengedeki bozulma olduğunu belirtti.
Şimşek, "Açık bir miktar artacak. Ama bizim açıktaki artışa rağmen brüt dış finansman ihtiyacımız geçmişin altında olacak. Bu elbette bir kırılganlık, ancak bunu yönetilebilir görüyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin toplam borçluluğunun geçmiş şoklara oranla düşük olduğunu anlatan Şimşek, bu nedenle bu şoku en az zararla atlatabileceğini ve Türkiye'yi yeniden güçlü şekilde konumlandırabileceklerini vurguladı.
Şokun başlangıcında özellikle uluslararası rezervler alanında önemli tampon inşa ettiklerinin altını çizen Şimşek, "Bu savaşla birlikte risk iştahında bir düşüş gerçekleşti, Türkiye'den bir miktar sermaye çıkışı oldu. Ateşkesle birlikte şimdi geri geliyor. Vatandaşlarımızın döviz talebi, programımıza olan güven sayesinde oldukça sınırlı kaldı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, rezerv yeterliliği anlamında da biz oldukça rahat bir noktadayız." değerlendirmesinde bulundu.