Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlar;
"Türk dünyasının, KKTC ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum."
Gaspıralı'nın dilde, fikirde, işte birlik şiarına, 115 yıl sonra şimdi bizlerin 'dijital vizyonda birlik' ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir.
Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir.
Müteakip dönem başkanlığımız sırasında TDT bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve işbirliğini daha ileri taşımayı hedefliyoruz.
Ortak dilimizin zenginliğini, dijital dünyada görünür kılacak Türk dili modeli, benzeri yapay zeka temelli girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yakın çevremizde yaşanan krizler Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik değerini bir kez daha ortaya koymuştur."
Konuşmasına Zirve’ye ev sahipliği yapan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e teşekkür ederek başlayan Erdoğan, Türkistan şehrinin sembolik önemine dikkati çekti.
Türkistan’ın Hoca Ahmet Yesevi’nin şehri olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bu kadim şehir; Orhun Abidelerinden Divânu Lügati't-Türk’e, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan ortak hafızamızın adeta canlı abidesidir. Anadolu erenlerinin feyz aldığı Türkistan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz sarsılmaz köprünün en güçlü halkalarından biridir." ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN'DAN KKTC VURGUSU
Zirve'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) temsil edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti;
Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk halkının aramızda temsil ediliyor olmasıdır. Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ı Türkistan Zirvesi’nde görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türk dünyasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum. Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide iş birliğimizi en üst seviyeye çıkarmak durumundayız. Zirve'mizin yapay zeka ve dijital kalkınma temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında dijitalleşerek kalkınan Türk dünyası vizyonunu benimsememiz büyük önem taşıyor.
"HAYATİ VE ZARURİDİR"
Yapay zeka teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni risk alanlarına karşı müteyakkız olmalıyız. Veri bankalarımıza ve kritik ulusal altyapılarımıza yönelik yeni nesil tehditler, dijital dönüşümün dikkatle yönetilmesi gereken boyutlarıdır. Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.
Bugüne kadar kültürel alanda kaydettiğimiz gelişmeler Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından biri haline geldi. Geçtiğimiz yıl Semerkant'ta düzenlenen UNESCO 43. Genel Konferansı'nda 15 Aralık tarihinin 'Dünya Türk Dili Ailesi Günü' olarak ilanı hepimizin ortak başarısıdır. Ortak Türk Alfabesi'nin; eğitimden kültüre, akademik iş birliğinden dijital dönüşüme geniş bir alanda kullanılması önemlidir. Ortak dilimizin zenginliğini dijital dünyada görünür kılacak Türk Dili Modeli ve benzeri yapay zeka temelli girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. 'Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi' tarzı modellerle bu alanda dijital iş birliğimizi güçlendirebiliriz.