Ekonomi

Hürmüz kapatıldı! Türkiye'deki tarıma etkisi ne olacak?

Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dolayısıyla gündeme gelen Türkiye'nin gübre durumuna ilişkin, "İlkbahar sezonuna bütün stoklarımız hazırdı, ABD ve İsrail'in İran ile savaşı öncesinde de hazırlıklarımızı tamamlamıştık, ihtiyacımız olan gemileri Hürmüz'den geçirmiştik. Şu anda gübre sorunu yok." dedi.

Abone Ol

Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğünde gazetecilerle bir araya gelerek, kurumun çalışmaları ve hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kurumun özerk bir yapıya sahip olduğunu, 1600 kooperatif ve 18 bölge birliğiyle çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Aydın, yaklaşık 900 bin üyelerinin bulunduğunu söyledi.

Aydın, kurum bünyesinde ortaklarının çıkarlarını korumayı amaçladıklarını, kamuya ait herhangi bir varlık veya kaynak kullanmadıklarını, kamu kurum ve kuruluşu statüsünde olmadıklarını bildirdi.

Türkiye'nin en büyük tarımsal sanayi grubu olduklarına işaret eden Aydın, yemde Türkiye pazarının yüzde 15'ini, gübrede yüzde 30'unu domine ettiklerini, 150 milyar liralık girdi satışları olduğunu anlattı.

Aydın, Türkiye'nin en büyük gıda tedarikçisi konumunda bulunduklarını, geçen yıl 20 milyar liranın üzerinde 40 farklı ürün aldıklarını, Tarım Kredi KOOP Marketlerde 2 bine yakın ürün sattıklarını, marketin günlük müşteri sayısının yaklaşık 1 milyon olduğunu dile getirdi.

Bu marketlerin fiyat yönünden zaman zaman eleştirildiğine dikkati çeken Aydın, şöyle devam etti:

"Benzinin fiyatı artınca hepimizin lojistik maliyetleri artıyor. Elektrik fiyatı artınca herkesin elektrik fiyatı artıyor. Bazı maliyetlere katlanmama gibi bize sağlanmış bir opsiyon yok. Daha düşük kar marjlarıyla çalışıyoruz. Bize sadece ekonomik durumu zayıf değil, her sınıftan insan geliyor. Dolayısıyla biz ekonomik durumu biraz daha iyi olanlar için 'Tarım Kredi' adıyla bir buğday unu yapıyoruz, bir de 'Anadolu' diye ikinci bir markayla buğday unu yapmaya başladık. Aynı şeyi makarnada, pirinçte yaptık. Bizim tüm ürünlerimiz, Türkiye'deki üreticilerden alınmıştır, ithal yoktur. Her şeyi bu ülkede üretenlerden alıyoruz. Dolayısıyla bizimki yerli, çok önemli bir şey."

"İyi depo bulduğumuzda büyümeye devam edeceğiz"

Yakın zamanda önemli bir yatırımı hayata geçirecekleri bilgisini veren Aydın, "Trakya'da hayvancılık üzerine 4 milyar liranın üstünde büyük bir yatırım yapacağız, 1200 dönümlük arazi üzerine inşa edilecek. Endüstriyel hayvancılık, ırk ıslahı, nitelik, kalitenin artması yönüyle çok büyük bir yatırım yaptık. Her an kamuoyuna bir temel atma duyurusu yapabiliriz." dedi.

Aydın, Türkiye'de üretmenin ve üretileni satmanın zor olduğunu ancak bu sene yağışlardaki artışla ürün bolluğu olduğunu ifade etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasıyla ortaya çıkan tedarik zinciri aksamaları nedeniyle ayçiçeğinde 2022'de yaşanan krizin geçen yıl ve bir önceki yıl yaşanmadığını vurgulayan Aydın, bunun nedeninin yapılan ithalat düzenlemesi olduğunu söyledi.

Aydın, depo yatırımlarının önemine dikkati çekerek, en büyük handikabın depo olduğunu, halihazırda 18 depoları bulunduğunu, iyi depo bulduklarında da büyümeyi sürdüreceklerini kaydetti.

"İnternetten satış yapmayı da düşünüyoruz"

Sadece gıda satışıyla marketlerin ayakta kalmasının zor olduğunu belirten Aydın, "Nasıl ayakta kalıyoruz? Satış noktasına sahip olmak çok büyük bir avantaj. Gıda dışı ürünlerde büyük kar marjları var. Biz şimdiye kadar o bölüme girmemiştik, yavaş yavaş oraya gideceğiz. Gıdadaki marjları burayla gidereceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Aydın, dükkan başına ciroda rakiplerinden iyi durumda olduklarını ve şube sayısında büyümeye devam edeceklerini dile getirerek, "İnternetten satış yapmayı da düşünüyoruz. Tabi onu yapabilmek için dağıtım kanalı, lojistik gibi konular da var." dedi.

Kurumun zarar ettiğine yönelik eleştirilere de yanıt veren Aydın, şunları söyledi:

"Biz faaliyet zararı etmiyoruz. Biz bir grubuz ve bu grubun konsolide bilançosuna bakmak gerekir. Stoklarımızı doğru yönetiyoruz. Bir şirketin güçlü olup olmadığını nereden anlarsınız, öz kaynaklarından. Öz kaynağı yüzde 45 artırmışız."

"800 milyon dolar yatırım yaptık"

Aydın, kadın kooperatiflerine pozitif ayrımcılık yaptıklarını da kaydederek, farklı bölgelerde farklı üreticilerle çalıştıklarını anlattı.

Yeni halka arzların olacağını da vurgulayan Aydın, grup bünyesinde Gübretaş Maden üzerinden altın madeni, KOOP Market bünyesinde depo ve mağaza yatırımlarının gerçekleştiğini hatırlattı.

Aydın, TK Süt bünyesinde Denizli'de yaklaşık 1 milyar liralık şirket aldıklarını ve halka arz etmeyi planladıkları bu şirketin piyasa değerinin 12 milyar liraya ulaştığını ifade etti.

Gübretaş Maden için faz-2 yatırımı ve faz-1 kapasite artırımı yapacakları bilgisini veren Aydın, TK Yem için Erzurum ve Balıkesir gibi yerlerde fabrika yatırımı gerçekleştireceklerini açıkladı.

Aydın, grup şirketleri bünyesinde yapılan ve yapılacak toplam yatırımlara ilişkin de "800 milyon dolar yatırım yapmıştık, 300 milyon doların üzerinde de yatırım yapmayı planlıyoruz." diye konuştu.

Embriyo transferi konusunda da Kırklareli'nde yatırım yapılacağını aktaran Aydın, kurumsal dönüşüm amacıyla organizasyon yapısını değiştirdiklerini ve teknolojik altyapı iyileştirme çalışmaları yaptıklarını bildirdi.

"Çok kırılgan bir yer"

Aydın, Gübretaş'ın İran'daki iştiraki Razi tesislerinin sahibi olmadıklarını, büyük ortak pozisyonunda bulunduklarını ifade ederek, "Ama büyük ortak olmak Razi'yi tek başımıza yönetiyoruz anlamına gelmiyor. Dolayısıyla sizi bilgilendirmek için buraya koyduk. Türkiye'deki şirketlerimizi 18 şirket diye açıklıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Razi'nin yüzde 48,8'inin kendilerine ait olduğunu vurgulayan Aydın, bütün petrokimyaların da orada yer aldığını söyledi.

Aydın, yüzde 48'in üzerinde payı olan ortakların yönetime iki üye, kendilerinin ise üç üye sokabildiği bilgisini vererek, "Ama üç üyeyle toplanamıyoruz ve karar alamıyoruz. Dolayısıyla aslında iki üye, üç üyeyi yönetiyor. Çok kırılgan bir yer. Bizim dışımızda 5 ayrı ortak var." dedi.

Söz konusu tesis için Tarım Kredi'nin herhangi bir harcama yapmadığını belirten Aydın, şöyle devam etti:

"Fabrika yorulmuş ve yaşlanmış, fabrikanın yenilenmesi lazım. Burada üretilmeyen hemen hemen hiçbir şey yok, üre, amonyum sülfat, sülfürik asit yani her şey var. 9 ayrı üretim ünitesi bulunuyor. Fakat asıl sorun, İran'da doğal gaz bedava, kışın doğal gaz yeteri kadar çıkartılmadığı için yerin altından, kışın kısıtlama uygulanıyor. Bizim 90 gün ürün alamadığımız zamanlar oluyor. Fabrikayı aldığımız zaman doğal gaz fiyatları gübre üreten diğer ülkelerle mukayese ettiğiniz zaman çok dipteyken şimdi doğal gaz fiyatları da yükselmiş. Razi, Türkiye'nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımıdır. Burası İran gibi bu coğrafyada rekabet ettiğimiz bir ülkededir. İranlılar bize satarken iki ülke arasındaki ilişkiler iyi olsun diye de satılmış. Buradan çıkarken devletle görüşmeden, 'Aldım çantamı gidiyorum' diyemezsiniz. Savaş öncesi gittik, istişarelerimizi yaptık, devletimiz 'Çıkabilirsiniz' dedi bize. Hiçbir gemiyi yasal geçiremiyorsunuz."

"Temettü kuruluş genel kurulunda düzenlenmiş"

Aydın, söz konusu tesisten yüksek bir temettü aldığına ilişkin iddialara da yanıt vererek, temettünün şirket kar ettiğinde alınabileceğini söyledi.

Kuruluş genel kurulunda huzur hakkı ve temettüye ilişkin alınmış kararlar bulunduğuna işaret eden Aydın, "Burada benim bir dahlim yok, düzenleme bu şekilde yapılmış. Temettüyü ortaklar alıyor. Çalışanlar ise prim alıyor. Son 3 senedir biz buradan çok az para kazanmış durumdayız. Savaşta tesisimiz çok az hasar gördü. Buradan para kazanılmadı ki bir prim dağıtılsın. Türkiye'de 18 şirkette görev yapsan dahi sadece bir tane huzur hakkı alabiliyorsun." dedi.

Kendilerinin özel yasaları olduğuna işaret eden Aydın, "Özel yasada diyor ki, 'Yönetim Kurulu asgari ücret çarpı 4 alır', bir şirketten alırsın. Biz geldiğimiz zaman genel müdür ne alıyorsa, sendika yüzde kaç bizden zam aldıysa, personel hangi zammı alıyorsa biz de onu alıyoruz." diye konuştu.

"İlkbahar sezonunda bütün stoklarımız hazırdı"

Aydın, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğu dönemde gündeme gelen Türkiye'nin gübre durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayarak, bu yıl her yıl sattıklarından birkaç gemi fazla alarak üreye girdiklerini söyledi.

Son 3 yıldır kendilerinden gübre alan bütün üreticilerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını vurgulayan Aydın, "İlkbahar sezonuna bütün stoklarımız hazırdı. ABD ve İsrail'in İran ile savaşı öncesinde de hazırlıklarımızı tamamlamıştık. İhtiyacımız olan gemileri Hürmüz'den geçirmiştik. Şu anda gübre sorunu yok." ifadelerini kullandı.

İran'daki tesiste 2 bin 500 kişinin çalıştığı bilgisini veren Aydın, şunları kaydetti:

"Ara verdiğimiz üretime bir an önce başlamayı istiyoruz. Enerji konusunda doğal gaz ile çalışan gaz türbini konusunda alternatif enerji yatırımı planlıyoruz. Bugünkü hali ile bile kıymetli olan tesisin yaptırımların kalkması halinde çok daha kıymetli hale geleceğini düşünüyoruz."