Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile iftar programında bir araya geldi.
"DEVLET ZAYIFLARSA SİLAH KONUŞUR"
İsrail’in yeni güç dengesi kurma arayışında olduğunu kaydeden Bahçeli, "Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır. Bugün ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir: İsrail, Filistin sahasını fiilen tasfiye edilmiş bir alan gibi görmekte ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışını açık biçimde hızlandırmaktadır. Gerekçe Hizbullah olur, gerekçe İran olur, gerekçe güvenlik olur; fakat ortaya çıkan stratejik yönelim değişmemektedir" şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE, KRİZİN AKINTISINA KAPILAN BİR ÜLKE KONUMUNA SÜRÜKLENEMEZ"
Türkiye’nin stratejik istikameti düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihi bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE EMNİYET VE HUZUR ÜLKESİ OLMAK MECBURİYETİNDE"
Türkiye’nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini ifade eden Bahçeli, "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye’nin nerede duracağıdır. Türkiye edilgen kalırsa başkalarının kurduğu denklemin sonuçlarına maruz kalır. Türkiye aktif ve kurucu davranırsa, kendi güvenlik kuşağını, kendi jeoekonomik alanını, kendi diplomatik ağırlığını tahkim eder. Bizim anlayışımız nettir. Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.