Gündem

Erdoğan'dan Özgür Özel'e yanıt: Senin haddin değil!

CHP lideri Özel'i topa tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na, iktidar partisine seviyesiz şekilde dil uzatmak ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da haddi de değildir." dedi. 15 Temmuz ihanetine "kontrollü darbe" iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışanın da CHP olduğunun altını çizen Erdoğan, "Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin milli sporudur." ifadesini kullandı.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'na konuştu. Erdoğan'ın gündeminde İran savaşı ve CHP içinde yaşanan kriz vardı.

MİLLİ TAKIMA TEBRİK

Dünya Kupası'na gitmeye hak kazanan A Millî Futbol Takımı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova'yı mağlup ederek Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan A Millî Futbol Takımı'mızı, Bizim Çocuklar'ı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan millî takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve ABD'ye karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim Çocuklar'ın her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum." dedi.

CHP yönetiminin son dönemdeki bazı söylemlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuşuyorken konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki sükûtumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı" ifadesini kullandı.

"MİLLET EĞRİYİ DOĞRUDAN AYIRMASINI ÇOK İYİ BİLİR"

Hedefleriyle aralarına kimsenin girmesine izin vermeyeceklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırlarda bulunduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız, Türk milleti irfan, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı, lafazanlığı 'siyaset' diye yutturamazsınız. Bu aziz millet, eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir." açıklamasında bulundu.

ÖZGÜR ÖZEL'E YANIT: SENİN HADDİN DEĞİL!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ellerine geçirdikleri her fırsatı, şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde, öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dâhil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz, orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız, orada 'üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği' yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP'yi bulursunuz, ülkemizde darbe geleneğini başlatan, 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırasının arkasında CHP'nin silueti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat'ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir."

“DARBECİLİK CHP'NİN KARAKTERİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izinin bulunduğunu, 27 Nisan bildirisi öncesinde de toplumu ve siyaseti gerenin CHP olduğunu" söyledi.

Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını CHP'nin sıvazladığını ifade eden Cumhurbaşkanı, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde de darbecilere CHP'nin çanak tuttuğunu aktardı.

"15 TEMMUZ" ELEŞTİRİSİ

15 Temmuz ihanetine "kontrollü darbe" iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışanın da CHP olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin millî sporudur" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin "darbe sever" karakterini gözler önüne seren, ibretlik bir anekdotu paylaşmak istediğini ifade ederek, özellikle CHP'nin sokakları ateşe vermek için öne sürdüğü gençlerin bunu iyi dinlemesini istedi.

"TÜRKİYE'NİN SAFRALARINDAN KURTULMASINI İSTİYORUZ"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i sert dille eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hâli bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyorum. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikâyet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum. Burada CHP'nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum, kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz ama bir gün olsun 'Hırsızın hiç mi suçu yok?' sorusunu sormadınız. Bir gün olsun 'kabahati yok' demediniz. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, 'rüşvet verdim' diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP'nin han-ı yağması değildir. Belediye kaynakları, CHP'li başkanların han-ı zi-safası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'Yiyin efendiler, yiyin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez. Diyemez, demeyecektir." dedi.

"O GÜNLER GERİDE KALDI..."

Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, üstünlerin hukukunun egemen olduğu günlerin eski Türkiye'de kaldığını, çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günlerin artık geride bırakıldığını ifade etti.

Erdoğan, "Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum. Biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz" açıklamasında bulundu.

"SORUMLU İSRAİL"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ettiklerini ifade ederek, "Ancak bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşmesi riski vardır. Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır ekonomik bir yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. Savaşta dökülen her damla kanın, Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır" dedi.

“GÖVDEMİZİ DE TAŞIN ALTINA KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Erdoğan, İran'la savaşın, küresel barış vizyonuna hizmet etmediğini, tam tersine bu vizyonu sabote ettiğinin, zora soktuğunun gayet açık olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı konuşmalarında "İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır. Akıl, vicdan, uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir. Temennimiz aklıselimin egemen olduğu, böylece daha fazla kan dökülmeden barışa giden yolun açılmasıdır. Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz. Hazreti Peygamber'in mübarek parmaklarını birbirine kenetleyerek ifade buyurduğu şu tavsiyelerini bu süreçte kendimize rehber edeceğiz, 'müminin mümine bağlılığı taşları kenetlenmiş bir bina gibidir'. İşte bu kardeşlik, bu kaderdaşlık, bu ruhu yüceltecek bir hassasiyetle mesuliyetimizi artıracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim Türkiye'yi muzaffer kılsın diyorum." sözlerine yer verdi.