Suriye’de yaşanan son gelişmeler ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 11 sene önce Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı bir konuşma ve sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar bir kez daha gündeme geldi.

Erdoğan, 2015 Haziran’da "6-7-8 Ekim'de Türkiye'nin pek çok yerinde olaylar çıkaranlar, şimdi utanmadan Türkiye'yi ateşe verme gayretindeler. Türkiye'yi terör örgütüyle zikredenlere sesleniyorum: Bombalardan kaçanlara kucak açanlara terörist deme hakkını siz nereden ediniyorsunuz? Türkiye, insani yardım yaparken terör örgütleriyle yan yana gelmiyor. Hiç kimse bizi Esed'le ve diğer terör örgütleriyle yan yana gösteremez. Tüm dünyaya sesleniyorum: Bedeli ne olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'nin güneyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun bilinmesini istiyorum. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz. Yıllardır Suriye konusunda dik duruşunu bozmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Suriye halkını yüzüstü bırakmadı, hiçbir zaman yaşananlara sırtına dönmedi. Baas rejiminin katliamlarından kaçan ve Türkiye'ye sığınan tüm Suriye vatandaşlarına kapılarını sonuna kadar açan Türkiye her koşulda Suriyeli vatandaşlara destek verdi." sözlerine yer vermişti.

Ülke TV'de yayınlanan Ülke'de Bu Sabah programının sunucusu Şahin Karakaya, Suriye'de yaşanan son gelişmeleri canlı yayında yorumladı.

Karakaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 11 yıl önce attığı tweeti ekrana getirerek, tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a yüklendi.

"TÜRKİYE'YE RAĞMEN PLAN YAPAMAZSINIZ"

Şahin Karakaya, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne rağmen plan yapamazsınız. Bu boş ve ham hayallere kapılmayacaksınız. Er ya da geç bu bölgede Türkiye’nin tezleri kabul görecekti ve öyle de oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 yıl önce hangi notadaysa bugün de aynı noktada. Bu bakış açısı değişmedi. O dönem Türkiye kapılarını açtı. Başer Esad katliam yapıyordu. Ve oradaki mazlumların sığınacağı yuva oldu Türkiye” dedi.

Demirtas-1

DEMİRTAŞ’A GÖNDERME! “BAKAN KİM? GEÇEN KİM?”

Karakaya, Selahattin Demirtaş'ın o dönemde “YPG Fırat'ı geçecek sen de mal mal bakacaksın” şeklindeki skandal sözlerini hatırlatarak, “Efendim şimdi bakın! Bakan kim? Geçen kim? Öyle söylenmişti onlara! Türkiye Cumhuriyeti’ne inanmak ve güvenmek onların tercihi değildi. Tercihleri onları kontrol edenlerdi. Bugün onları nasıl yarı yolda bıraktı gördüler” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı'nda görev değişimi!
Dışişleri Bakanlığı'nda görev değişimi!
İçeriği Görüntüle

NELER YAŞANDI?

Suriye ordusu, 13 Ocak'ta Fırat Nehri'nin batısında kalan terör örgütü YPG/SDG'nin işgalindeki bölgeleri askeri alan ilan etmişti.

Bölgedeki sivillerin tahliyesinin ardından Suriye ordusu 15 Ocak'ta Fırat Nehri'nin batısındaki bölgelerde terör örgütüne karşı operasyon başlatmıştı.

Elde edilen başarılar ardından 18 Ocak 2026'da Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında örgütün orduya tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkes konusunda anlaşma imzalandı.

SANA'ya göre, anlaşmanın tam metni şöyle:

1. Yeniden konuşlandırmaya bir ön adım olarak Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilanı ve SDG’nin tüm askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.

2. Deyrizor ve Rakka illerinin idari ve askeri olarak tamamen ve derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Buna, tüm sivil kurum ve tesislerin devri ile Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında görevli mevcut çalışanların kadroya alınması için derhal kararnamelerin çıkarılması ve hükümetin, iki vilayette SDG'nin savaşçıları ve sivil kurum çalışanları hakkında herhangi bir işlem yapılmaması taahhüdü dahildir.

3. Haseke ilindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarına entegre edilmesi.

4. Suriye hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönmesini sağlamak için Suriye güvenlik güçleri tarafından korunması suretiyle bölgedeki tüm sınır geçişlerinin, petrol ve doğal gaz alanlarının kontrolünü ele alacaktır.

5. Kürt bölgelerinin özel durumunu göz önünde bulundurarak, gerekli güvenlik incelemesinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin "bireysel" olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapılarına tamamen entegre edilmesi, bu kişilere askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimler sağlanması.

6.Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderleri/liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerindeki eski rejim yetkililerinin listesini sunmayı taahhüt eder.

7. Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayı belirleyen bir başkanlık kararnamesinin yayınlanması.

8. Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinden ağır askeri varlığın çekilmesi, kentin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı yerel bir polis teşkilatının korunması.

9. DEAŞ tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve tesislerin güvenliğini sağlayan güçlerin Suriye hükümetiyle entegre edilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.

10. Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, merkezi devlet yapısı içinde üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevlere atanmak üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.

11. Kültürel ve dille ilgili hakların tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllarda biriken mülkiyet hakları talepleri dahil olmak üzere, hak temelli ve vatandaşlık konularında çözülmemiş sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.

12. SDG, egemenliğin ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti dışına çıkarma taahhüdünde bulunur.

13. Suriye devleti, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (DEAŞ) mücadeleyi sürdürme taahhüdünde bulunur.

14. Afrin ve Şeyh Maksud bölgeleri sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakat sağlanması için çalışılması.