TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda parlamento muhabirleriyle iftarda bir araya geldi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına da dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Amerika ve İsrail ekseninin, biraz da İsrail'in zorlamasıyla Amerikan hükümetinin işin içerisinde girdiği bir savaş, maalesef öyle görünüyor ki bir müddet daha devam edecektir. Hiç şüphesiz bu savaş beraberinde sadece şehirlerin, tesislerin yıkılması, okulların, hastanelerin vurulması, gençlerin, kadınların öldürülmesi gibi çok acı tabloları bırakmayacak, aynı zamanda bu savaş devam ederse büyük bir istikrarsızlığı, büyük bir türbülansı ve yeni alt üst oluşları da dünyanın gündemine taşıyacaktır. Onun için biz Türkiye olarak başından itibaren diyoruz ki diğer bütün bölgesel savaşlarda ve çatışmalarda olduğu gibi bu meselenin de çözümü için bir tek yol vardı, o da diplomasi masasıydı, müzakere masasıydı. Zaten tarafların arasında fikirlerin farklı olması müzakere edilebilecek bir konunun varlığını gösterir.

Numan Kurtulmuş Tbmm-3

Savaş, asla bu bölgedeki sorunların, hatta dünyanın birçok yerindeki sorunların çözüm yolu olamaz. Hele hele Cenevre'de müzakere masası açılmışken İsrail hükümetinin zorlamasıyla birlikte böylesine sonu belli olmayan, nerede duracağı, nasıl duracağı, nasıl durdurulacağı belli olmayan birçok yönlü savaşın başlatılmış olması sadece bölge için değil, dünyanın tamamı için büyük felaketleri de getirecek potansiyele sahiptir. Onun için diyoruz ki çok gecikmeden bu savaşın durdurulması için kim ne yapabiliyorsa ortaya koysun. Bu ateşe kimse benzinle gitmesin, bu ateşi söndürmek için herkes elindeki imkanları seferber etsin."

Erdoğan’dan olağanüstü “savaş” toplantısı
Erdoğan’dan olağanüstü “savaş” toplantısı
İçeriği Görüntüle

"Bu bölgedeki yangının bir an evvel söndürülmesi lazım"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail'in, "büyük İsrail"i gerçekleştirmek için ramak kaldığını düşündüğü bir zaman dilimine girdiğini dile getirerek, "Şartlar bu kadar elverişliyken, bölge ülkeleri bu kadar darmadağınık vaziyetteyken ve dünyanın en gelişmiş ordusunu yanı başında bu bölgeye getirmeye muktedir olmuşken, kendisince son vuruşu yapmak istiyor. İsrail'in, 7 Ekim'den bu yana bölge ülkelerine sürekli saldırmasının başka bir izahı yoktur." ifadesini kullandı.

İsrail'in, 7 Ekim'den bu yana İran'a, Katar'a, Lübnan'a, Suriye'ye, Yemen'e ve bölge ülkelerine hiçbir gerekçe göstermeksizin saldırdığını belirten Kurtulmuş, bu saldırıların hangisinde bir meşru gerekçenin bulunduğunu sordu. İsrail’in, bunların hepsini, kendi nihai planını gerçekleştirmek için bir adım olarak gördüğünü söyleyen Kurtulmuş, İsrail'in, kendisince kutsal gördüğü bu savaşı yaygınlaştırmak için başka yerlerde, bölgelerde de istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine alabildiğince devam ettiğini anımsattı. Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak bütün bunları ve bu bölgedeki bütün halkların çıkarının birlikten, beraberlikten ve birlikte hareket etmekten geçtiğini biliyoruz. İsrail'de bir ülkenin büyükelçisi kalkıyor ve diyor ki Orta Doğu'yu kastediyor, 'bu topraklar, Yahudilere vadedilmiş, Tanrı tarafından vadedilmiş topraklardır' diyor. Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din mensubuna vadetmedi. Eğer Filistin topraklarını kastediyorsanız, Filistin topraklarının tamamı, bu ülke halklarının helal kanlarıyla mücadele ederek kazandıkları kendi vatan topraklarıdır.

Yine aynı şekilde görüyorsunuz bir önemli kişi, kalkıyor bu bölgede bir din savaşı için hazırlık yapıldığını çok açık bir şekilde ifade ediyor. Bunlara karşı uyanık olmak mecburiyetindeyiz. Bu bölgedeki yangının bir an evvel söndürülmesi lazım. Bu bölgede hem de hiçbir şekilde kuralın ötesinde en ufak bir insani değer taşımayan bu saldırıların sona erdirilmesi için de gayret etmemiz lazım."

Meclis Numan Numan Kurtulmus

"Savaşta zaten kaybedenler hep kadınlar, yaşlılar ve çocuklar oluyor"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İran'da, değer tanımaz, insani değerlerden uzak bir saldırının sürdürüldüğünü, 165 ilkokul öğrencisinin öldürüldüğünü belirterek, "Bunların Amerikan füzeleriyle vurulduğu tespit ediliyor ve buna karşı maalesef dünyanın birçok yerinden ses dahi çıkmıyor. Bu kabul edilemez. Savaşta zaten kaybedenler hep kadınlar, yaşlılar ve çocuklar oluyor. Savaşlarda hep kaybedenler masum milletler oluyor. Savaşlarda kazananlar ise savaş baronları, silah tüccarları ve savaş endüstrisinden kazandıkları paralarla dünyayı boğmaya çalışan, inanın ki bir elin avuçlarını geçmeyen zadegan kazanıyor." değerlendirmelerinde bulundu.

Bu savaşın bölgeye çok ağır bedeller ödettireceğinden emin olduklarını ve bundan endişe duyduklarını dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye olarak hem bölgenin selametini düşünmek hem de kendi huzur ve istikrarımızı öncelikli olarak temin etmek mecburiyetindeyiz. Devlet olarak bütün birimlerimizle birlikte bu süreçte Türkiye'nin korunması, Türkiye'nin istikrarının muhafaza edilmesi ve Türkiye'nin bölgesinde bir istikrar adası olarak yoluna devam etmesi için bütün kurumlarımız gayretle mücadele ediyor. Ümit ediyoruz ki bölgeyi çekmeye çalıştıkları bu türbülansın içine Türkiye, asla çekilemeyecek, asla sokulamayacaktır. Türkiye hem insanlık cephesinin soylu bir sözcüsü olarak her türlü haksızlığa karşı sözünü söyleyecek hem de kendi iç cephesini tahkim ederek kendi ülkesini güçlü bir şekilde ayakta tutacaktır."