Yaklaşık 400 sivil toplum kuruluşunun (STK) katılımıyla, Galata Köprüsü'nde "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenen yürüyüş için vatandaşlar Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ile Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye camileri ve Eminönü Yeni Cami'de sabah namazı öncesi bir araya geldi.

Filistin'e destek için camilerin önündeki alanda toplanan vatandaşların ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olduğu görüldü.
Soğuk havaya rağmen katılımın yoğun olduğu, geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Sultanahmet Meydanı’nda katılımcılara sıcak ikramlarda bulunuldu.
Yürüyüşe, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı İbrahim Beşinci ve çok sayıda vatandaş katıldı.

BİLAL ERDOĞAN: GAZZE'DE SOYKIRIM VAR
Burada konuşan "Allah Netanyahu’yu kahru perişan etsin" diyen İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Gazze’de yaşanan asla bir savaş değildir. Gazze’de yaşanan iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze’de yaşanan sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze’de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldı bir soykırımdır." mesajını verdi.
Erdoğan, "Rabbim bu millet için gecesini gündüzüne katarak çalışan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yöneticilerimize güç kuvvet versin." şeklinde konuştu.

“MESELEMİZ SİYONİST İDEOLOJİ”
“Bizim meselemiz Siyonist ideolojidir” sözlerine yer veren Bilal Erdoğan, "Mücadelemiz Mescid-i Aksa özgür oluncaya kadar sürecek" ifadelerine yer verdi.

Bilal Erdoğan şunları ifade etti:
"Bu soykırım yalnızca on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor bu soykırım susuzluk yapılıyor soğukla yapılıyor. İnsani yardımların engellenmesi ile yapılıyor. Bugün Filistin’de kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var. Ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki Netanyahu eşkıyasını Rabbimiz Kahhâr ismi şerifi ile kahru perişan eylesin. Sivillerin hedef alınması, orantısız güç kullanılması açık savaş suç unsurudur. Bu suçlar merkezi kararlarla yönetilmektedir. Bunlar bir çatışma değildir, devlet gücü ile inşa edilen modern bir yok etme siyasetidir. Bir ayrımı muhakkak yapmalıyız. Müslüman Türk milleti olarak bugün Galata Köprüsü’nde toplanmış olan insanlık ittifakının üyeleri olarak meselemiz bir dinle değil meselemiz bir halkla değil peygamberimizin bize örneklerinin bizi getirdiği noktada o günden bugüne hiçbir Müslüman hükümdar yoktur ki milletini şu dinin mensubu bu dinin mensubu diye ayırt etsin. Gazze'nin inşası İsrail'in vereceği tazminatla yapılmalıdır. İsrail tarafından silahlandırılan yerleşimciler, Batı Şeria'da Filistinlileri hedef almaktadır ve bu birbirinden kopuk değildir. Filistin'in toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelemize ara vermeyeceğiz.

“KORKMADAN HAKKI'I HAYKIRDIK”
Bu soykırım sürecinde Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan ne diyecek diye herkes takip etti. Türkiye artık güçlü bir Türkiye. Ticaretin devam ettiği yalanlarının aksine, lehimize olmasına rağmen İsrail ile ticareti kestik. Gazze'ye en fazla yardımı ulaştıran ülke olduk. Korkmadan Hakkı'ı haykırdık. Bu milletin tarihinden gelen bir duruştur. Bizim milliyetçiliğimiz zulme karşı dik durma anlayışıdır.

Şimdi mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Zulüm sadece silahla değil para akışıyla sürüyor. Boykotla zulmün devam etmesine dur diyeceğiz. Burada bulunan sizler, insanlığın vicdan tarafında saf tuttunuz. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutturmayacağız. Biz mücadelemizden Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar sürdüreceğiz inşallah. Barışın güvercini olan milletimiz, gerektiğinde savaşın kartalı olmaktan geri durmamıştır, durmayacaktır."



