İbrahim Günaydın, sözlerine kendi döneminde yaşadığı bir anıyı anlatarak başladı.
"KUR'AN-I KERİM OKUYAMIYORDUN"
Hastaneden yaya olarak dönerken İmam Hatip okuluna yaklaştığını ve bir barakadan gelen seslerle durakladığını anlatan Günaydın, o an yaşadığı şaşkınlığı şu sözlerle ifade etti:
"Pencerenin altına çöktüm. Baktım ki çocuklar içeride Kur’an okuyor. Kendi kendime şaşırdım; 'Bu işin polisi var, jandarması var... Nasıl olur da aleni okunur? Yasak değil mi?' dedim. O zamanlar şehirde Kur’an-ı Kerim satın alsan bile elinde açıkça götüremezdin, yasaktı."

"YOL GÖZLENİRDİ"
Eski yıllarda eğitimin zorlu şartlar altında ve korkuyla yapıldığını hatırlatan Günaydın, ‘Sıbyan Mektebi’nde okuduğunu anlatarak, "Bizden evvel hocalar kapıya bir kişi bekçi dikerdi. Yol gözlenirdi; jandarma geliyorsa hocaya haber verilecek, çocuklar hemen dağılacak... Biz o günlerden yetiştik." dedi.
"O GÜN DEDİM Kİ..."
Günaydın, "O gün dedim ki; ben çocuklarımı İmam Hatip okuluna vereceğim. Eğer oraya veremezsem okumasınlar! Elhamdülillah, iki oğlumu da oraya verdim." ifadelerini kullandı.




