Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Kardeşlerim unutmayın; tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.
“Üzülerek görüyoruz ki cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur.” ifadelerini kullandı.
"CHP SEÇMENİNİ UTANDIRAN BİR PARTİ HALİNE DÖNDÜ"
Erdoğan, “Üzülerek görüyoruz ki; Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok, vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır. Gençlerimiz ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor. Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel başkan dahil CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur. Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz.
"ÜLKENİN GENÇLERİ BİRDİR, EŞİTTİR"
Buradan bir kez daha gençlerimize samimiyetle seslenmek istiyorum: Sevgili genç kardeşlerim; sizi dinleyen, sizi doğru anlayan, size kıymet ve ehemmiyet veren bir iktidar 23,5 yıldır iş başındadır. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir, aynı derecede sevgiye, hizmete, muhabbete layıktır. Sizin güvenliğinizi, sizin istikbalinizi, sizin huzur ve esenliğinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sizin sporda, sanatta, bilimde, ilimde, kültürde, siyasette, bürokraside hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Sizin hayallerinizi gerçekleştirecek her türlü imkana sahip olmanızı çok ama çok önemsiyoruz." dedi.
"SEÇİM" AÇIKLAMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Geçtiğimiz çarşamba günü itibarıyla Meclisimizin de teşekkül ettiği 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Önümüzdeki perşembe günü ise Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunun üzerinden 3 sene geçmiş olacak. Gerek Meclisimiz gerekse hükümetimiz geride bırakmakta olduğumuz bu 3 seneyi önceki dönemlerde olduğu gibi dolu dolu geçirdi. Yine yaklaşık 3 ay sonra, 14 Ağustos'ta AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. Artık çeyrek asrı inşallah geride bırakmış olacağız. Aynı şekilde yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız. Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz."
"KİMSEYE AĞA MISIN PAŞA MISIN DEMEDİK"
Darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın 5. yılında partimize kapatma davası açıldı. Silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. İstikrarı demokrasiyi hedef alan saldırıların suikast girişimlerinin hedefi olduk. Görülmeyen nice badireyi atattık. Neydi derdimiz? Suyuna gidebilirdik, "Ağa mısın paşa mısın?" diyebilirdik. Günümüzü gün edebilirdik. Biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Tarihe, ecdada, şehitlere bir borcumuz var. Aziz memleketimize bir borcumuz var.
Bir Tayyip Erdoğan gider, bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen bizden öncekilerden aldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizden öncekiler bu davaya ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Allah'ın yardımıyla o dava taşını eğilmeden bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz.





