Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelen program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürüyor.
“Gönül Sofrası”, sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sunuyor.
Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferini anlatıyor.
Dr. Ömer Demirbağ, "Kerbela'dan sonra Hazreti Hüseyin'i şehit edenlere ne oldu?" sorusunu yanıtladı.
"HAZRETİ HASAN EFENDİMİZE ÇOK BENZERMİŞ..."
Dr. Ömer Demirbağ, “Hazreti Hasan efendimiz bizzat karısının ihanetiyle zehirletilerek şehit edildi. Çok büyük bir kayıptı, İslam alemi altüst oldu. Hazreti Ali'nin büyük oğlu Hazreti Hasan hakkında, “Hasan bendendir, Hüseyin Ali'dendir” şeklinde hadis var. Çok benzermiş Efendimize, bilhassa sesi çok benzermiş. Sahabiler perde arkasından Kur'an okutup o sesi dinleyerek ağlarlarmış. Hazreti Hasan'ın bu şekilde şehit edilmesi çok büyük bir sarsıntıya yol açtı.” dedi.
"HAZRETİ HÜSEYİN'İN ÖLÜMÜ BİR FELAKET..."
Ömer Demirbağ, sözlerinin başında Hazreti Hüseyin'in ölümünün bir felaket olduğunu dile getirerek Hazreti Hasan'ı bile gölgede bıraktığını ifade etti.

"5000 KİŞİLİK ORDUYLA KUŞATILDILAR"
Demirbaş, Kerbela olayını şu sözlerle anlattı:
“Kerbela'da 100 küsur kişilik seyyit yolcuları, 5.000 kişilik orduyla kuşatıldılar ve bir hafta boyunca bir damla su içemediler. 1 yaşındaki çocuk susuzluktan kavruluyor, Hazreti Hüseyin, “hiç değilse buna merhamet edin” diyerek havaya kaldırınca okla vuruyorlar o çocuğu.
Kerbela tarihin gördüğü en ciğer-suz (ciğer yakan) hadisedir. İnsanın ciğerini yakan, görülmemiş bir zulüm işlendi burada. Hazreti Hüseyin'in gözünün önünde Hasan'ın çocukları, Hazreti Cafer'in yani Ehlibeyt'ten gelen bütün gençler şehit edildi. Kan revan içinde, su içemeden kendi kanlarına yüz üstü düştüler.
"HÜSEYİN'İ DÜŞÜRDÜLER"
Bir Hazreti Hüseyin kaldı. 5.000 kişi yavaş yavaş yaklaşıyor Hazreti Hüseyin bir nasipsizin tek darbesiyle düşüyor. Abidin Paşa yazıyor: “Düştü Hüseyin atından sahra-ı Kerbela, Cibril var haber et Sultan-ı Enbiyaya, Hüseyin'i düşürdüler.”
Düşer düşmez 30 küsur mızrak, ok, kılıç, hançer ile 120'den fazla yara vardı bedeninde. Böyle bir linç görülmemiştir. Adeta Efendimizden itibaren Ebu Cehil'in, Ebu Leheb'in, bütün İslam düşmanlarının hıncı o sırada Hazreti Hüseyin'den alındı. Bununla da yetinmediler, mübarek başını kestiler, götürdüler Şam'a...”

KERBELA'YA KATILAN ORDUYA NE OLDU?
Kerbela'ya katılan orduya ne olduğunu açıklan Demirbaş, “Gelen rivayetlerde Kerbela'ya katılan o 5.000 kişilik nasipsizler ordusu, ileride korkunç bir hastalığa yakalandı. Bu hastalıkta hararet çok ileriydi, ne kadar su içerlerse içsinler, denizleri de içseler doymadılar. O hadiseye karışanlar çatlayarak, su içe içe öldüler.” sözlerini kullandı.
“RESULULLAH HAZRETİ HÜSEYİN'İ ÖPÜYORDU, NE YAPIYORSUNUZ?”
Demirbaş, “Hazreti Hüseyin'i düşürüp linç etme esnasında oradan geçen bir şair sahabi yolcu, “Ne yapıyorsunuz? Vallahi gözümle görmüştüm, Resulullah bunu öpüyordu ya, ne yapıyorsunuz?” deyince onu da şehit ettiler…" sözleriyle anlattı.




