Bakan Mehmet Şimşek, Akit TV'ye konuştu. Geçen yıl ekonomi programının rüştünü ispat ettiğini belirten Şimşek, iç gelişmeler ve ticaret savaşları ile zirai don ve tarımsal kuraklığa rağmen enflasyonun düşmeye devam ettiğini aktardı.
ENFLASYONDA DÜŞÜŞ SÜRECEK Mİ?
Bütçe açığındaki iyileşmenin sürdüğünü ve açığın daraldığını vurgulayan Şimşek, "Türkiye'nin rezervleri artmaya devam etti. Kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Savaş şu an önemli bir belirsizlik kaynağı. Cari açık, enflasyon, büyüme ve bütçe üzerinde ciddi potansiyel etkileri olabilecek büyük bir dış şokla karşı karşıyayız. Yine de şokun geçici olacağı varsayımıyla konuşuyorum. Enflasyon bu yıl da düşmeye devam eder ancak hedeflediğimiz boyutta olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Bütçede ilk iki ayda iyi bir başlangıç yaptık. Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor. Programın hangi boyutuyla en çok tedirginsiniz diye sorarsanız, şu an için cari açık derim ancak yönetilebilir düzeyde kalacağına inanıyorum." mesajını verdi.
"VATANDAŞIMIZ MÜSTERİH OLSUN"
Gelirleri, kayıt dışılıkla mücadele ederek artırmaya çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
"Milletimiz müsterih olsun. Sıkıntılar yok değil, bölgemiz şu anda bir savaş içinde. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı var. Bunların etkileri olacak. Normalde biz faiz düşüşü beklerken şimdi geçici olarak ikincil piyasa faizlerinde bir yükselme var. Dış şokları kontrol edemeyiz ama vatandaşımız müsterih olsun. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde tecrübeli bir ekip var. İyi programımız var. Programın aksayan yönleri olabilir gereken tedbirleri alırız. Program önemli ölçüde Türkiye'yi dış şoklara karşı dirençli hale getirdi. Kırılganlıklarımızı azalttık."
Türkiye'nin konumunu nasıl güçlendirebileceklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, son iki haftada Bakanlık ekiplerini bir araya getirdiğini belirterek, "Bölgede transit ticarette önemli bir yere sahip olan bazı ülkelerde şu an ciddi bir kırılma yaşanıyor. Türkiye olarak transit ticarette nasıl bir üs haline gelebiliriz? Ekiplerimiz bunu vergi politikalarından diğer politika araçlarına kadar tüm boyutlarıyla çalışıyor." dedi.
"TÜRKİYE'NİN DOĞRUDAN YATIRIM ÇEKME POTANSİYELİ BÜYÜK"
İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) önemli avantajlar barındırdığına dikkati çeken Şimşek, yeni dönemde İFM'yi çok daha güçlü bir konuma taşımak için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Küresel doğrudan yatırımlar için önemli bir cazibe merkezi olan Türkiye'nin komşularının toplam milli gelirinin 1,3 trilyon dolar olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye'nin milli gelirinin ise 1,6 trilyon dolara ulaştığını belirtti.
Şimşek, Türkiye'nin nüfusunun 86 milyon ve kişi başına milli gelirinin 18 bin dolar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu özellikleri itibarıyla Türkiye'nin doğrudan yatırım çekme potansiyeli büyük. Özellikle Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında 'yatırım ortamını nasıl iyileştiririz', 'büyük yatırımların hukuk güvenliğini nasıl pekiştiririz', 'nasıl artırırız' gibi birtakım konuları çalışıyoruz. Özellikle ihracata dayalı imalat sanayisinde mesela kurumlar vergisini arkadaşlara çalışın dedim. Bunların hepsini şu anda çalışıyoruz."




