Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, TBMM'deki yemin töreninde yaşananlardan İBB soruşturmalarına kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.
MAKAMIMIN SAHİBİ DEĞİL BEKÇİSİYİM
Bakanlık görevine getirilmesinin ardından ilk kez kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, "Ben düne kadar İstanbul Başsavcısı olarak karşınızdaydım. İstanbul 17 milyon şehir. İnşallah hakkıyla yapmışımdır görevimi. Şimdi de Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, bekçisiyim." dedi.
Adaletin olmadığı yerde güvenin sarsılacağına ve kamu düzeninin bozulacağına işaret eden Gürlek, "Hakka hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa, 86 milyon vatandaşımızın yanındayım. Mağduriyeti olan varsa benim kapım her bir vatandaşımıza açık." ifadelerini kullandı.
AK PARTİLİ VEKİLLERİMİZ BİR KARIŞIKLIK BEKLİYORUZ DİYE UYARDI
TBMM'deki yemin töreninde yaşanan gerginliğe değinen Gürlek, o gün Meclis'te nazik bir ortam olduğunu ancak kürsüye davet edildikten sonra olayların geliştiğini anlattı.
Yaşananların örgütlü olup olmadığını bilemeyeceğini ancak şahsı adına üzüldüğünü belirten Gürlek, "Metin okurken birden ortalık karıştı. Orası Türkiye'nin en seçkin yeri. Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Beni AK Partili vekillerimiz uyardı, 'Bir karışıklık bekliyoruz' yönünde. Keşke olmasaydı. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Millet Meclisi." diye konuştu.

Meclis'in ve Adalet Bakanlığı kurumunun yıpratılmaması gerektiğinin altını çizen Gürlek, konuya "Benim şahsım önemli değil, ben naçizane Akın Gürlek'im. Ama burası TBMM, Adalet Bakanlığı bir kurum. Bir saygınlığı, itibarı yıpratmamak gerekiyor." sözleriyle işaret etti.

ŞÜPHELİNİN SIFATI SAVCIYI İLGİLENDİRMEZ
İBB ve CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları hakkında da konuşan Bakan Gürlek, Cumhuriyet Başsavcısının ihbar veya şikayet üzerine harekete geçeceğini vurguladı.
Soruşturmaların makul şüphe üzerine başlatıldığını hatırlatan Gürlek, şunları kaydetti:
"Belediye başkanı mı, başka görevde mi diye bakmaz. Başlatılmazsa sorun olur. İhbar varsa şahsın unvanı bizi ilgilendirmez. Biz de bu şekilde soruşturmayı başlattık. Yolsuzlukla ilgili ciddi iddialar vardı. Araştırdığımız zaman Beylikdüzü bağlantısı vardı. Para kulelerinde görüntülere yansıyan kişiler aynı zamanda soruşturmanın da baş şüphelileriydi. Bir kısmını yönetici, bir kısmını örgüt elemanı olarak yazdık."

SANIK LEHİNE OLAN DELİLLERİ DE TOPLADIK
Soruşturma başladı diye kimsenin peşinen suçlu ilan edilemeyeceğini dile getiren Gürlek, "Makamları mevkileri cumhuriyet başsavcısını ilgilendirmez. Bizim başlattığımız soruşturmada da ciddi deliller vardı. Zaten soruşturma ilerleyince ciddi somut delillere dönüştü bunlar. Biz sanık lehine olan delilleri de topladık." dedi.
Dosyada MASAK raporları ve somut deliller bulunduğunu anlatan Gürlek, Aziz İhsan Aktaş örneğini vererek şu detayları paylaştı:
"Mesela Aziz İhsan Aktaş'ın İBB'den alacağı var. Ama İBB benden rüşvet istiyor diyor. Bize Aktaş kanıt sunduğunda, şurada görüştüm, şu şubeden para çekip rüşvet verdim diyor, bunları araştırıp onaylıyoruz. Sonra diyor ki 'ben rüşveti verdikten beş dakika sonra hak edişim hesabıma yattı'. Bu da evraklarla kanıtlanan şeyler. Dosyaya ekledik."

ETKİN PİŞMANLIKTAN FAYDALANMAK İSTEYENLERİN BEYANLARINI ARAŞTIRDIK
Etkin pişmanlık başvurularının detaylıca incelendiğini belirten Gürlek, "Mesela Ertan Yıldız, samimi beyanda bulunup tahliye olduktan sonra diğer sanıklar da 'biz de anlatalım ki, etkin pişmanlıktan faydalanalım' dediler. Böylece etkin pişmanlık sayısı arttı." ifadelerini kullandı.
Her başvurunun sorgusuz kabul edilmediğini vurgulayan Gürlek, "Bize etkin pişmanlık başvurusu yapıldığında biz araştırmasını yapıp kanıtlarını topladık. HTS ve baz istasyonu kayıtları, banka kayıtları, otel ya da mekan kamerası gibi belirtilen ifadeye göre yerleri ve unsurları araştırdık." diye konuştu.

MAHKEMELER SİYASİ ŞOV YERLERİ DEĞİLDİR
Duruşmaların canlı yayınlanması konusunun TBMM iradesinde olduğunu belirten Gürlek, mahkemelerde görüntü almanın TCK'ya göre suç olduğunu hatırlattı.
Bakırköy Başsavcılığı döneminde Silivri'deki görüntülerle ilgili soruşturma başlattıklarını anımsatan Gürlek, "Ayrıca belirtmek gerekir ki mahkemeler siyasi propaganda ve siyasi şov yerleri değildir. Duruşma salonundan görüntü alınamaz, dışarıya servis edilemez. Yargılamaların televizyonda yayınlanmasıyla ilgili yasal düzenleme mevcut değil. Meclis iradesiyle canlı yayınlanabilir. Bunlarla ilgili yeni düzenlemeler gerekebilir." değerlendirmesinde bulundu.

BAKAN GÜRLEK İLK TALİMATINI VERDİ!
Adalet Bakanı olarak verdiği ilk talimatı da açıklayan Gürlek, tutuklu ve avukat görüşmelerindeki yasal boşluğa dikkat çekti.
Hükümlülerin not ve mektuplarının idare tarafından görüldüğünü ancak tutuklularda bu durumun farklı olduğunu belirten Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Adalet Bakanlığı sürecimde şu konuda da arkadaşlarıma talimat verdim. Cezaevinde tutuklu avukatıyla görüşebilir. Ama tutukluluklarda şöyle bir yasal boşluk var. Avukatı gidiyor, tutukluya notlarını iletiyor. Sabah 8'de geliyor avukat, gece yarısına kadar şüpheliyle görüşüyor. Birbirine not vermesi, dışarıya iletilmesi konusunda yasal bir boşluk var. Avukat alıp notları mektupları iletebiliyor kamuoyuna. Bu konuda düzenleme yapacağız."





