Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına tepki göstererek, "Bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır." dedi.

Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 15 Mart 1951'de yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü dolayısıyla Berlin'de düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Steinmeier, küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kendisinin de uzun yıllar bakan olarak görev yaptığı kurumun etkinliğinde konuşan Steinmeier, İran savaşına dair eleştirilerini dile getirdi.

BU SAVAŞ ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE YASA DIŞIDIR

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştiren Steinmeier, "Uluslararası hukuk ihlallerini, ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasa dışıdır ki bunda şüphe yok." ifadelerini kullandı.

Savaşın amacına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Steinmeier, "Eğer savaşın amacı İran'ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır." diye konuştu.

Steinmeier-1

ABD'NİN DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ BENİMSEMEK İÇİN NEDENİMİZ YOK

Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşünün kendilerinden farklı olduğuna işaret eden Steinmeier, şunları kaydetti:

"Bu görüş yerleşik kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene hiç önem vermiyor. Bunu değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız ama benim inancım budur. Bu dünya görüşünü benimsemek için hiçbir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir hatta kısa vadede bundan fayda bile sağlayabilir. Ancak bu bizim için geçerli değil ve devletlerin ezici çoğunluğu için de geçerli değil."

Steinmeier: İran savaşı feci bir hata!
Steinmeier: İran savaşı feci bir hata!
İçeriği Görüntüle

Yarının dünyasının ABD ile Çin arasındaki ikili bir mücadeleden daha fazlası olması gerektiğini anlatan Steinmeier, "Dış politikamız, hukuk ihlalini haklar ilkesiyle adlandırmamamızla daha ikna edici hale gelmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş, uluslararası hukuka aykırıdır." dedi.

ULUSLARARASI HUKUK ESKİ BİR ELDİVEN DEĞİLDİR

İran ile 14 Temmuz 2015 tarihinde imzalanan nükleer anlaşmayı hatırlatan Steinmeier, "İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine dönük anlaşmadan hiç bu kadar uzak olmamıştık." sözleriyle mevcut duruma dikkat çekti. Söz konusu anlaşma için geçmişte "Amerikalıların İran'a karşı yapmak zorunda kalacağı bir savaşı önlüyoruz" ifadelerinin kullanıldığını anımsatan Steinmeier, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018 yılında ilk görev süresinde bu anlaşmadan çekildiğini ve ikinci görev süresinde ise İran'da savaş yapıldığını belirtti.

Almanya Bayrak

Uluslararası hukukun öneminin altını çizen , konuya şu sözlerle işaret etti:

"Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de çıkarmamız gereken eski bir eldiven değildir. Aksine büyük güçler arasında yer almayan herkes için şimdi ve gelecekte, bazıları tarafından ihmal edilse ve ihlal edilse bile hayati önem taşır. Düzen çerçevesi, kural ve meşruiyet kaynağı olarak uluslararası hukuk, Almanya için olduğu kadar Avrupa için de önemini hiç kaybetmemiştir. Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada bu Avrupa kaybolurdu. Çünkü Avrupa Birliği kendisi de kurallara dayalı bir yapıdır. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü kendimize mal edersek, o zaman bu yapı göz açıp kapayıncaya kadar çökecektir."

Küresel sorunların dengeleri yeniden şekillendirdiğini belirterek son dönemde gerçekleştirdiği ziyaretlere değinen Steinmeier, "Bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye'nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya'ya ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ülkeler Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu devletler de Almanya gibi bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor." ifadelerini kullandı.

Steinmeier-2

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, 2005-2009 ile 2013-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmış ve P5+1 ülkeleri olarak adlandırılan ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın yanı sıra Avrupa Birliği ile İran arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde aktif rol almıştı.