Cumhurbaşkanı Erdoğan, '2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ana muhalefette yaşanan gerilimler için "Yaşananlar ana muhalefet partisinin iç meselesidir, bizi ilgilendirmez" dedi.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar;

Şu bir gerçek ki 28 Şubat'ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli kriz, Türkiye'nin küresel enerji tedarikindeki kritik rolünü perçinlemiştir. Olumsuz etkilerini halen hissettiğimiz ve bir süre daha hissedeceğimiz İran Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren neler yaşandığını hep beraber takip ettik. Körfez ülkelerinin açık denizlere açılan kapısı olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte Uluslararası Enerji Ajansı'nın tanımına göre tarihin en büyük petrol arz kesintisi yaşandı. Boğazın kapatılması küresel petrolün yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin ise yüzde 20'sinin devre dışı kalmasına yol açtı. 60 dolar civarında seyreden petrol varil fiyatları iki katına kadar yükseldi. Aynı sarsıcı rakamlarla LNG fiyatlarının yanı sıra gübre, plastik dahil petrol türevi olan bütün ürünlerde karşılaştık. Bunun üzerine kimi ülkeler enerji tüketimlerini düşürmek için koronavirüs salgını günlerinden hatırladığımız çeşitli kısıtlamaları devreye aldılar.

Kılıçdaroğlu'dan cezaevindeki İmamoğlu'na flaş teklif!
Kılıçdaroğlu'dan cezaevindeki İmamoğlu'na flaş teklif!
İçeriği Görüntüle

"EGEMENLİK VE MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ"
Okullar tatil edildi, özel araçların trafiğe çıkışına sınırlamalar getirildi, uçak seferlerinde ciddi sayıda iptaller oldu. Petrol istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Petrol ve doğal gaz bazlı ürünlerin fiyatlarıyla eş zamanlı olarak dünyada enflasyonlar artmaya başladı. Birkaç ay öncesine kadar küresel ekonomide toparlanma beklenirken Hürmüz Krizi uzadıkça bugün pek çok ülke kendini resesyona hazırlıyor. Bunlara iş gücü piyasasından turizme, sanayiden tarıma uzanan geniş bir yelpazedeki etkilerini dahil ettiğimizde enerji tedariki meselesinin ne kadar hayati önemde olduğu çok net biçimde ortaya çıkmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı ile Hürmüz’ün kapanması bize şunu öğretmiştir: Enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, aynı zamanda bir egemenlik ve milli güvenlik meselesidir.

"ENERJİ TALEBİMİZ YILDAN YILA YÜKSELMEKTEDİR"
Bu krizin hatırlattığı bir diğer husus da fosil yakıtlar dışındaki alternatif enerji kaynaklarına yönelik yatırımların önemidir. Malumunuz sanayileşme, şehirleşme, nüfus ve teknoloji kullanımı arttıkça enerjiye olan ihtiyaç da yükseliyor. Enerji talebinin gelecekte daha da artacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Sadece yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketiminin gelecek 5 yılda iki katına çıkacağı öngörülüyor. Türkiye olarak hızla gelişen diğer tüm ülkeler gibi bizim enerji talebimiz de yıldan yıla yükselmektedir. Son 20 yılda ülkemizin enerji ihtiyacı iki katına çıkmıştır. 2025 yılında elektrik tüketimimiz önceki yıla kıyasla yüzde 2,1 oranında artmıştır. Elektrik talebimizin 2035 yılına kadar en az yüzde 50 oranında artmasını bekliyoruz. Şu an enerji arzımızda ithal kaynakların payı yüzde 57 civarındadır. Her yıl değişmekle birlikte enerjide 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturamız var.

"TÜRKİYE DÜNYANIN 16'NCI, AVRUPA’NIN DA 6. BÜYÜK EKONOMİSİDİR"
Burada şunu özellikle dikkatinize getirmek istiyorum: Türkiye dünyanın 16'ncı, Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisidir. Biz aynı zamanda son 23 yılda ortalama yüzde 5,3 büyüyen bir ülkeyiz. Pazartesi günü 2026 yılının ilk çeyreğine dair büyüme rakamları açıklandı. Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetti. Böylece ekonomimiz karşılaştığı şoklara rağmen 23 çeyrektir büyümesini sürdürmüş oldu. İnşallah bu ivmeyi 2026'da da devam ettirmek istiyoruz. Bu daha fazla enerji tüketeceğimiz anlamına geliyor. Türkiye’nin önceliklerinin en başında enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve kendi kaynaklarından azami derecede istifade etmek vardır. Milli Enerji ve Maden Politikamız ile daha çok yerli, daha çok yenilenebilir stratejimizin hedefi enerjide dışa bağımlılığımızı sıfırlamaktır.

"ENGELLEME ÇABALARINA RAĞMEN POTANSİYELİ HAYATA GEÇİRMEKTE KARARLIYIZ"
Ülkemizin 140 bin megavat rüzgar enerjisi potansiyeline, 53 bin megavat yüzer güneş enerjisi potansiyeline, yıllık 3,9 milyon ton eş değer petrol biyokütle potansiyeline, 4 bin 500 megavat gücünde jeotermal tesisi kurulabilecek potansiyele, yıllık 180 milyar kilovatsaat hidroelektrik potansiyeline sahip olduğunu değerlendiriyoruz. Çevreci maskeli marjinallerin engelleme çabalarına rağmen bu büyük potansiyeli hayata geçirmekte kararlıyız.

"ANA MUHALEFETİN GÜNDEMİNDE KOLTUK KAVGASI VAR"

Ne ülkenin meseleleriyle ilgileniyorlar ne de dünyada ne olup bittiğini takip ediyorlar, gündemlerinde sadece koltuk kavgası var. Ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes birgün hedef tahtasına konulacak. Siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin çarpık zihniyeti değişmedikçe bu utanç sahnelerine yarın yenileri eklenecek.

Yaşanan CHP'nin iç meselesidir, bizi ilgilendirmez. Kahraman dedikleri hain oldu