Türkiye

Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin, Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.

Küba

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.

Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.

Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.

Meksika

Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.

Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.

Kolombiya

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.

Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.

Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.

Belarus

Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.

Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." denildi.


Brezilya
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.

Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.

Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayarak ülke dışına çıkardığı Venezuela’da, geçiş döneminde liderliğin 2024 seçimlerinde Maduro’ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez tarafından üstlenilmesi çağrısında bulundu.

Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının bugün Nicolas Maduro diktatörlüğünden kurtulduğunu ve bundan ancak sevinç duyabileceğini” belirtti.

Maduro’nun “İktidarı ele geçirerek ve Venezuela halkının temel özgürlüklerini hiçe sayarak halkının onuruna ağır darbe indirdiği” değerlendirmesinde bulunan Macron, “Gelecek geçiş süreci barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olmalıdır. 2024’te seçilen Başkan Edmundo Gonzalez'in bu geçişi mümkün olan en kısa sürede sağlayabileceğini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.

İsrail

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.

İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.

İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.

Ukrayna

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.

Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.

Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Almanya

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Merz, "ABD'nin müdahalesinin hukuki değerlendirmesi karmaşıktır. Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.

Nicolas Maduro'nun ülkesini felakete sürüklediğini ve son seçimlerin hileli yapıldığını savunan Merz, "Bu nedenle dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu.

Merz, Venezuela'da siyasi istikrarsızlık oluşmaması gerektiğini vurgulayarak, "Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır." görüşünü paylaştı.

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.

"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.

Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.

Öte yandan Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından da, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Starmer, "İngiltere uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklemektedir. Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin Venezuela müdahalesinin ardından uluslararası hukuka olan desteğini yinelediğini hatırlatan Starmer, "İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl geçiş sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde ABD'li meslektaşlarıyla gelişen durumu görüşecek." ifadelerine yer verdi.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela’daki mevcut durumun yakından takip edildiği, tüm tarafların gerginliği tırmandırabilecek adımlardan kaçınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, mevcut sorunların ele alınmasında en uygun yolun diyalog olduğu vurgulanarak, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca, Katar’ın acil ve barışçıl bir çözüme ulaşılmasını hedefleyen her türlü uluslararası çabaya katkı sunmaya hazır olduğu belirtilirken, ilgili tüm taraflar iletişim kanallarını açık tutmaya çağrıldı.

Kanada

Carney, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkesinin, hükümet olarak (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun "acımasızca baskıcı ve suçlu rejimine" ek yaptırımlar uyguladıklarını bildirdi.

"Kanada, 2018 seçimlerini çaldığı günden beri Maduro'nun gayrimeşru rejimini tanımamıştır." ifadesini kullanan Carney, hükümetin, Venezuela halkı için özgürlük, demokrasi, barış ve refah fırsatını memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Ülkesinin Venezuela halkının demokratik iradesine saygı duyan, barışçıl, müzakere edilmiş ve Venezuela liderliğindeki bir geçiş sürecini desteklediğini bildiren Carney, şunları kaydetti:

"Kanada tüm tarafları uluslararası hukuka saygı duymaya çağırıyor. Venezuela halkının kendi geleceklerini barışçıl ve demokratik bir toplumda belirleme ve inşa etme egemen hakkının yanındayız. Kanada, krizlerin çok taraflı katılım yoluyla çözülmesine büyük önem vermekte ve devam eden gelişmeler hakkında uluslararası ortaklarla yakın temas halindedir."

Afrika Birliği

Afrika Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülkeden çıkarılması ve ülke kurumlarına yönelik askeri saldırı haberlerinin derin bir endişeyle takip edildiği bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada, Afrika Birliği’nin devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve halkların kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü vurgulandı.

Diyalog ve barışçıl çözüm çağrısı yapılan açıklamada, Venezuela’daki karmaşık iç sorunların ancak Venezuelalılar arasında yürütülecek kapsayıcı bir siyasi diyalog yoluyla kalıcı şekilde çözülebileceği ifade edildi.

Afrika Birliği, Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, barışın, istikrarın ve uluslar arasında karşılıklı saygının korunması yönündeki kararlılığını yineledi.

Açıklamada ayrıca, ilgili tüm taraflara gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla itidal çağrısı yapılarak, uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından önem taşıdığı kaydedildi.

Çekya

Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela'daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.

Macinka, "ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Avusturya

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.

Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

İspanya

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.

Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
Öte yandan Sanchez, Trump'ın düzenlediği basın toplantısının ardından ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'teki hesabından yazılı açıklama yaptı.

Sanchez, "İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve çatışma ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır." ifadesini kullandı.
İspanya Başbakanı, "Tüm aktörleri sivil halkı dikkate almaya, Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı göstermeye, adil ve müzakere edilmiş bir geçiş için çalışmaya çağırıyoruz." açıklamasında bulundu.

İran

İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.

Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.

Danimarka

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yaptı.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.

Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.

Slovenya'nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya'nın Venezuela'daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.


İrlanda

İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela'da hızla gelişen duruma yanıt olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.

Bakan McEntee, şunları kaydetti:

"İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik."

McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.

Hollanda

Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz'dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.


Kosova

Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletti.

Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetti.

İsviçre

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.

Paylaşımda, "(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor." ifadesi yer aldı.

Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.

Çin

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

Rusya: Maduro ve eşini serbest bırakın

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin ABD’de tutulduğuna dair doğrulanan bilgiler ışığında, ABD yönetimini bu tutumunu yeniden gözden geçirmeye ve egemen bir ülkenin meşru lideri ile eşini serbest bırakmaya çağırıyoruz. ABD ve Venezuela arasında mevcut sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğinin altını çiziyoruz" denildi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez’i telefonla aradı. Lavrov ile Rodriguez arasındaki telefon görüşmesine ilişkin açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Rusya, ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı hükümetin izlediği yolu desteklemeye devam edecektir" bilgisini aktardı.