Kanal 7 ve Ülke TV ekranlarından tanıdığımız mütefekkir yazar Ahmet Durkaya, kaleme aldığı son eseriyle toplumsal hafızaya sesleniyor. Kitap, okuru kendine, hayata ve hakikate yönelten derinlikli bir davet sunuyor.

Hafızlık geleneğinden süzülen birikimini modern medyanın imkanlarıyla harmanlayan Ahmet Durkaya nın yeni kitabı okuyucuyla buluştu. Yazar, neme lazım demeyen satırlarıyla suskunluklara ses vermeyi amaçlıyor.

MODERN ÇAĞIN KAYITSIZLIĞINA BİR İTİRAZ

Kanal 7 ve Ülke TV ekranlarındaki nitelikli çalışmalarıyla tanınan eğitimci ve yazar Ahmet Durkaya, okuyucularını yeniden gönül penceresinden bakmaya çağıran yeni bir eserle edebiyat dünyasındaki yürüyüşünü sürdürüyor. KDY etiketli Vicdana Bırakılan Bir İz adlı kitap, raflardaki yerini alarak okuyucuyla buluştu. Alt başlığı Bir İç Yolculuk olarak belirlenen eser, yazarın "Neme Lazım Demeyen Satırlar" mottosuyla şekillendirdiği derinlikli bir tefekkür dünyasının kapılarını aralıyor.

01-147

Günümüzün hız ve tüketim odaklı dünyasında bireyin giderek yalnızlaşmasına ve çevresine karşı duyarsızlaşmasına bir itiraz niteliği taşıyan kitap, didaktik bir üsluptan ziyade dertleşmeyi merkeze alıyor. Durkaya, kitabın arka kapağında yer alan manifestosunda bu durumu, "Bu kitap, sana bir şey öğretmek için yazılmadı. Sadece sana aynı gökyüzü altında başka varlıkların da olduğunu, sorun ve çözümlerin vicdana bırakılan bir izle göstermek için yazıldı." sözleriyle ifade ediyor. Yazar, okuyucusuna üst perdeden seslenmek yerine, onunla aynı yolda yürüyen bir yol arkadaşı olmayı tercih ediyor.

KENDİNE, HAYATA VE HAKİKATE DAVET

Daha önce Hayattan Yansıyanlar adlı eseriyle geniş kitlelerin takdirini toplayan ve Ülke TV de Gönül İşi programını hazırlayıp sunan mütefekkir yazar, yeni kitabında da kelimelerin iyileştirici gücüne inanıyor. Eserin arka kapağında yer alan, "Belki bir cümle bir yarana merhem olur, belki bir kelime senin suskunluğuna ses verir." ifadeleri, yazarın edebiyatı bir şifa aracı olarak gördüğünün en net kanıtını oluşturuyor.

Ee-4

Ahmet Durkaya'nın yazın hayatı, sadece toplumsal meseleleri tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda bireyin iç dünyasındaki fırtınalara da ayna tutuyor.

Yazar, her bir satırı bir uyanış çağrısı olarak kurgularken, niyetini şu sözlerle özetliyor: "Her yazı bir davettir. Kendine, hayata, hakikate..." Bu davet, yazarın uzun yıllara dayanan ilim ve irfan yolculuğunun doğal bir tezahürü olarak metnin her sayfasına sirayet ediyor.

İLİM VE İRFANLA YOĞRULAN BİR HAYAT ÇİZGİSİ

Ahmet Durkaya nın eserlerindeki bu derinlikli ve kapsayıcı dilin kökenleri, onun eğitim hayatına ve yetiştiği iklime dayanıyor. 1977 yılında Giresun un Doğankent ilçesine bağlı Kozköy de dünyaya gelen Durkaya, ilk öğrenimini doğduğu topraklarda, orta ve lise eğitimini ise Rize İmam Hatip Lisesi nde tamamladı. Rize de bulunduğu yıllarda çeşitli hocalardan aldığı hafızlık ve Arapça eğitimi, onun kelimelerle ve manayla kurduğu ilişkinin temelini attı.

"Ankara Abisi" Yasin Oyanık ve Cem Özkök tutuklandı mı? Avukatı açıkladı
"Ankara Abisi" Yasin Oyanık ve Cem Özkök tutuklandı mı? Avukatı açıkladı
İçeriği Görüntüle

Üniversite öğrenimini Kamu Yönetimi ve İlahiyat alanlarında tamamlayan yazar, hem devlet ciddiyetini hem de ilahi mesajın inceliklerini özümseyerek çok yönlü bir entelektüel altyapı inşa etti. Bu sağlam temel, onun ilerleyen yıllarda atılacağı medya ve eğitim sektöründeki çalışmalarına da yön verdi.

İş hayatına eğitim kurumlarında özverili bir eğitimci olarak adım atan Durkaya, kariyerini Kanal 7 televizyonu grup şirketlerinde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSMEK bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü yöneticilik görevleriyle taçlandırdı. Medya Platformu Başkanlığı ve İstanbul Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcılığı gibi önemli sorumluluklar üstlenen yazar, sivil toplum alanındaki liderliğiyle de öne çıktı.

Sempozyumlar ve seminerler aracılığıyla toplumda farkındalık oluşturma gayretini aralıksız sürdüren evli ve üç çocuk babası Durkaya, hayatın içinden süzüp çıkardığı tecrübeleri yazılarına aktarmaya devam ediyor. Vicdana Bırakılan Bir İz adlı son eseri, yazarın kendi ifadesiyle, "Hayat, birlikte yürüdüğümüz insanların duasıyla güzelleşir." inancının somut bir meyvesi olarak edebiyat dünyamızdaki saygın yerini alıyor.