Manisa’daki saldırının ardından yaralıların sağlık durumuyla ilgili İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu:

"Almış olduğu tedbirlerin yanında bizim İçişleri Bakanlığı olarak aldığımız okul güvenliğine yönelik tedbirlerimiz var. Mesela biz, İçişleri Bakanlığı olarak bütün okulları, okullar açılmadan önce güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz.

OKULLAR RİSK DURUMUNA GÖRE DEĞERLENDİRİLİYOR

Bu değerlendirme neticesinde okullarımızı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullar olarak belirliyoruz. Birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımızda bizim kolluk görevlilerimiz var. Onlar sürekli okullarda görev yapıyorlar.

Üçüncü ve dördüncü derecede riskli okullarımızda okul irtibat görevlilerimiz var. Onlar ihtiyaç duydukça okul yönetimlerimizle irtibata geçiyorlar. Bunların dışında, bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla da görüşerek 31 bin tane bahçe görevlisi istihdam ettik.

Onlardan dün itibarıyla 23 bini göreve başladı. Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullardan bir tanesi. Orada bizim bir tane bekçimiz görev yapıyor. Ayrıca okul bahçe görevlisi de okulda, saldırının olduğu anda görevli. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak yine okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla uygulamalarımız devam ediyor.

Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını ve metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını denetliyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güven içinde gelsinler, okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından evlerine dönebilsinler. Ama okul güvenliğini sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşturabilecek bir şey değil.

Mustafa Çiftçi-3

OKUL GÜVENLİĞİ İÇİN 7 BAKANLIK ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR

Bunun için biz 7 bakanlık olarak bir araya geldik. Üç aydır üzerinde çalıştığımız bir protokolümüz de vardı. Dün Millî Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığımızla bu protokolü imza altına aldık.

Buradaki de muradımız, herhangi bir sızıntı olması durumunda çocukların eylem yapacaklarına dair bir belirti, bir işaret olduğunda sistemin devreye girmesi ve çocuğun okul idaresi, kolluk görevlileri, Sağlık Bakanlığının görevlileri vasıtasıyla bir an önce tedavisine başlanmasıyla ilgiliydi.

Burada Adalet Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, yine Gençlik ve Spor Bakanlığımız, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya geldik ve bir sistem kurduk.

Özellikle belirti veren, işaret veren çocuklarla ilgili ve o da dün itibarıyla valiliklerimize yaptığımız toplantının neticesinde iletilmiş oldu. Az önce de ifade ettim. Biz okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmüyoruz. Burada devletin diğer kurumlarına düşen görevler var. Sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var.

Yeni4

AİLELERE DE ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR

En başta da ailelere düşen görevler var. Ben dünkü protokol imza töreninde de işaret etmiştim. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde çocukların hangi internet sitelerine girdiklerini mutlaka takip etmeliler, kontrol etmeliler. Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar.

Erdoğan BM Genel Kurulu İçin ABD'de
Erdoğan BM Genel Kurulu İçin ABD'de
İçeriği Görüntüle

Bu olayda kullanılan silah anneannenin üzerine kayıtlı. Dedenin evinde çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu, tamamen ailelerin alacağı tedbirler bağlamında ailelere düşen bir görev. Biz İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Yani bizim alacağımız fiziki tedbirler bunlardan ibaret.

Thumbs B C 7F78C19E8Ead2F15A94E404A95Ab5839

SİBER DEVRİYELER GÖREV BAŞINDA

Eğer topyekûn olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hâle gelecek ve bu tür hadiseler yaşanmamış olacak. Şunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum. 14 Nisan’da malumlarınız, Maraş’ta bir okul saldırısı gerçekleşmişti. O saldırıdan sonra da biz siber devriyelerimiz vasıtasıyla, istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık.

Benzer düşüncede olan, benzer eylem yapabileceğini bir şekilde ihsas eden çocuklarla ilgili gözaltılar yaptık ve bunlardan 243 tanesi şu anda tutuklanmış durumda. Yani polis görevini yapıyor, istihbarat görevini yapıyor. Siber devriyelerimiz, aynen sokaklarda olduğu gibi siber âlemde de görevini yapıyor. Dediğim gibi, toplumun her kesimine düşen görevler var.

Bunlar herkes tarafından yerine getirildiğinde, bu tedbirler alındığında inşallah bundan sonra bu tür üzücü hadiseler yaşamayacağımızı ben ifade ediyorum. Benim olayla ilgili söyleyebileceklerim bundan ibaret.

Tekrar çocuklarımıza, ailelere, Milliyetim camiamıza ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.