Türkiye ekonomisinde uygulanan sıkı para politikasının ithalat üzerindeki etkileri belirginleşmeye başladı. Dünya gazetesi yazarı Naki Bakır, TÜİK verilerinden hareketle kaleme aldığı köşe yazısında, tüketim malı ithalatında 6 yıllık artış eğiliminin sona erdiğini ortaya koydu.

Bakır, 2019 yılındaki sert düşüşün dövizden kaynaklandığını, 2026'da yaşanan gerilemenin ise ekonomiyi soğutmaya yönelik bilinçli politikaların sonucu olduğunu değerlendirdi.

03-53

6 YIL SONRA İLK! 41 MİLYAR DOLAR GERİLEDİ
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) dış ticaret verilerine göre, 2026 yılının ocak-eylül döneminde toplam ithalat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,3 artarak 281,9 milyar dolara yükseldi.

Ancak tüketim mallarında farklı bir tablo ortaya çıktı. Geçen yılın ilk dokuz ayında 43,6 milyar dolar olan tüketim malı ithalatı, bu yıl yüzde 6 azalarak 40 milyar 979,7 milyon dolara geriledi.

Böylece tüketim mallarının toplam ithalat içindeki payı da yüzde 16,3'ten yüzde 14,5'e düştü.

2019'DAN BU YANA İLK KEZ DÜŞÜŞ YAŞANDI
Naki Bakır'ın analizine göre, tüketim malı ithalatında son büyük düşüş 2019 yılında yaşandı. Ağustos 2018'deki kur şokunun etkisiyle 2019'un ilk dokuz ayında ithal tüketim yüzde 26,4 gerilemişti.

Sonraki yıllarda ise tüketim malı ithalatı yeniden yükselişe geçti. Özellikle 2023 yılında yüzde 60,8'e ulaşan artış, ithal ürünlere yönelik talepteki büyümeyi gözler önüne serdi.

Bu artış hızı 2024'te yüzde 13,5'e, 2025'te yüzde 12,4'e gerilerken, 2026'da ilk kez negatif bölgeye geçti.

Altın fiyatlarında düşüş sürüyor! Gram altın ne kadar oldu?
Altın fiyatlarında düşüş sürüyor! Gram altın ne kadar oldu?
İçeriği Görüntüle

02-111

YÜKSEK FAİZ VE KREDİ KISITLAMALARI ETKİLİ OLDU
Bakır, ithal tüketimde yaşanan gerilemenin başlıca nedeninin sıkı para politikası olduğunu belirtti.

Merkez Bankasının faiz artırımları, taşıt ve ihtiyaç kredilerindeki yüksek maliyetler ile kredi kartı harcamalarına yönelik kısıtlamalar, tüketicilerin ithal ürünlere erişimini zorlaştırdı.

Otomotiv, elektronik ve lüks tüketim ürünlerine getirilen ek vergiler ve mali yükümlülükler de ithalat talebinin yavaşlamasında etkili oldu.

Bakır, 2019'daki düşüşün kontrol dışı yaşanan kur krizinin sonucu olduğunu, 2026'daki gerilemenin ise ekonomi yönetiminin iç talebi bilinçli biçimde soğutma politikasının somut başarısı olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

HAMMADDE İTHALATI ARTTI
Tüketim mallarında düşüş yaşanırken, sanayinin üretim için ihtiyaç duyduğu hammadde ve ara mallarının ithalatında artış devam etti.

Yılın ilk dokuz ayında hammadde ve ara malı ithalatı yüzde 8,5 yükselerek 200,2 milyar dolara ulaştı. Bu grubun toplam ithalattaki payı yüzde 68,9'dan yüzde 71'e çıktı.

Bakır, söz konusu artışın sanayide üretim faaliyetlerinin devam ettiğini ve işletmelerin üretimlerini sürdürebilmek için hammadde stoklarını yenilediğini gösterdiğini kaydetti.

02,

YATIRIMLARDA SINIRLI ARTIŞ
Makine, ekipman ve üretim yatırımlarında kullanılan sermaye mallarının ithalatı ise yüzde 2,8 artarak 39,9 milyar dolara yükseldi.

Analizde, yatırım malları ithalatındaki sınırlı artışın yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerle bağlantılı olduğuna dikkat çekildi.

İş dünyasının büyük ölçekli yeni yatırımlar yerine mevcut üretim kapasitesini korumaya ve zorunlu modernizasyon çalışmalarına yöneldiği değerlendirildi.

011-17

BİR YILDA 2,6 MİLYAR DOLARLIK AZALMA
Yıllıklandırılmış dış ticaret verileri de tüketim mallarındaki gerilemeyi ortaya koydu.

Eylül 2026 itibarıyla son 12 aylık dönemde tüketim malı ithalatı, önceki 12 aylık döneme göre yüzde 4,5 azalarak 56,6 milyar dolar seviyesine indi.

Böylece bir yıllık dönemde tüketim malı ithalatında yaklaşık 2,6 milyar dolarlık azalma kaydedildi.

Aynı dönemde toplam ithalat ise yüzde 5,8 artarak 379,7 milyar dolara ulaştı.