Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilere yönelik yürütülen yeni düzenleme çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala'nın sorularını cevaplayan Işıkhan, emekli aylıklarında adalet ve hakkaniyeti esas alan bir sistem üzerinde durduklarını belirtti.

Bakan Işıkhan, emekli aylıklarına yönelik çalışmalar, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) mali dengesi, istihdam politikaları, yeni nesil çalışma modelleri ve dijitalleşme projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Emekli aylıklarına yönelik düzenleme üzerinde bir süredir çalıştıklarını ifade eden Işıkhan, farklı alternatif ve seçeneklerin değerlendirildiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı'nın son Kabine Toplantısı sonrasında emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkanların oluşturulduğuna ilişkin açıklamasını hatırlatan Işıkhan, düzenlemede prim gün sayısı ve yaş gibi kriterlerin de önem taşıdığını kaydetti.

EMEKLİLERE HAKKANİYETLİ BİR DÜZENLEME GELİYOR
Işıkhan, amaçlarının bütün emeklileri kapsayan adil ve hakkaniyetli bir düzenlemeyi hayata geçirmek olduğunu belirterek, "En düşük emekli aylığı konusunda ise ayrı bir kanuni düzenleme gerekiyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi en düşük emekli aylığı enflasyon ve yıl sonu enflasyon farklarıyla birlikte belirleniyor. Burada da adaleti gözeterek hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.
"EMEKLİLERİMİZİN DURUMUNU İYİLEŞTİRECEK MALİ İMKANLARI OLUŞTURUYORUZ"
Memleketi Mardin'de temaslarda bulunan Bakan Işıkhan, emekli maaşlarına ilişkin yürütülen teknik çalışmaların detaylarını paylaştı. Farklı alternatiflerin değerlendirildiğini ifade eden Işıkhan, "Biz konuyla ilgili bir süredir çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Farklı alternatif ve seçenekleri değerlendirdik. Tüm emeklilerimizi kapsayacak, hakkaniyetli ve adil bir düzenleme hayata geçireceğiz ve emekli aylıklarına yansıtacağız. Temel ilkelerimiz bu. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın, son Kabine toplantısı sonrasında da ifade ettiği gibi 'Emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz.' Bu konuda prim gün sayısı ve yaş önemli ancak henüz üzerinde çalışıyoruz. Bizim amacımız burada adaletli ve hakkaniyetli bir düzenleme hayata geçirmek." dedi.
"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İÇİN AYRI DÜZENLEME"
En düşük emekli aylığı konusunun ayrı bir başlık altında değerlendirildiğini kaydeden Işıkhan, bu konuda Meclis sürecinin işletileceğini belirtti. Enflasyon verilerinin ve yıl sonu beklentilerinin dikkate alınacağını vurgulayan Işıkhan, "Ayrıca, en düşük emekli aylığı konusunda ayrı bir kanuni düzenleme gerekiyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi en düşük emekli aylığı enflasyon ve yıl sonu enflasyon farklarıyla birlikte belirleniyor. Burada da adaleti gözeterek hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Yeni düzenleme kapsamında, daha fazla prim ödeyen emeklilerin daha yüksek maaş alacağı bir modelin yanı sıra, 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik ilave iyileştirmelerin de gündemde olduğu kaydedildi.
SGK'nin gelir-gider dengesinde iyileşme hedefi
SGK'nin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Işıkhan, kurumun gelirlerinin giderlerini karşılama oranının 2002'de yüzde 71,5 seviyesinde olduğunu, bu oranın 2026 yılı sonunda yüzde 88'e ulaşmasının beklendiğini aktardı.
SGK açığının milli gelire oranının 2002 yılında binde 22 düzeyinde bulunduğunu belirten Işıkhan, bu oranın 2026 sonunda binde 1,2 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü bildirdi.
Sistemin mali dengesini güçlendirmeye devam ettiklerini vurgulayan Işıkhan, temel hedeflerinin istihdamı artırarak aktif-pasif oranını iyileştirmek ve SGK'nin prim gelirlerini yükseltmek olduğunu ifade etti.
Nüfus projeksiyonlarının da sosyal güvenlik sistemi açısından önem taşıdığını belirten Işıkhan, Türkiye'nin yaşlanan nüfus yapısının iş gücüne katılım ve istihdam politikalarında dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
İşsizlik oranı 41 aydır tek hanede
İstihdam verilerine ilişkin bilgi veren Işıkhan, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla iş gücünün 35,4 milyon, istihdamın 32,4 milyon, işsiz sayısının ise 2,9 milyon olduğunu bildirdi.
İşsizlik oranının yüzde 8,4 olarak gerçekleştiğini aktaran Işıkhan, işsizlik oranının 41 aydır tek hanede seyrettiğini belirtti.
İstihdam politikalarının merkezinde daha fazla vatandaşın üretime ve çalışma hayatına katılmasının bulunduğunu ifade eden Işıkhan, Orta Vadeli Program ve Ulusal İstihdam Stratejisi hedefleri doğrultusunda istihdamın artırılması, işsizliğin azaltılması ve iş gücünün niteliğinin yükseltilmesine odaklandıklarını söyledi.

Ulusal Adil Geçiş Stratejisi 2027-2029 hazırlanıyor
Yeşil ve dijital dönüşümün çalışma hayatına etkilerine yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirten Işıkhan, "Ulusal Adil Geçiş Stratejisi 2027-2029"un yakın zamanda Resmi Gazete'de yayımlanacağını bildirdi.
Stratejiyle değişen üretim ve çalışma koşulları karşısında çalışanların, işletmelerin ve bölgelerin hazırlık kapasitesinin artırılmasının amaçlandığını ifade eden Işıkhan, bu kapsamda 17 farklı sektörde değerlendirmeler yapılarak yol haritaları oluşturulduğunu aktardı.
Dönüşüm sürecinde çalışan hakları, iş güvenliği, sosyal koruma ve yeni becerilere erişimin önemine dikkati çeken Işıkhan, stratejinin temel hedefinin iklim değişikliği ile yeşil ve dijital dönüşümün etkilerini kimseyi geride bırakmadan yönetmek olduğunu kaydetti.
Işıkhan, sosyal diyalog, insan odaklılık, sosyal adalet, eşit fırsatlar ve erken hazırlık ilkelerinin stratejinin temelini oluşturduğunu belirtti.
GÜÇ Programı kapsamında 472,3 milyar liralık kaynak
Yeni nesil çalışma modellerinde atıl iş gücü olarak değerlendirilen NEET gençler, eski hükümlüler ve engellilerin istihdama kazandırılmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade eden Işıkhan, Türkiye'de eğitimde veya istihdamda olmayan (NEET) genç sayısının 4 milyonu aştığını, NEET oranının yüzde 22,2 olduğunu bildirdi.
Genç işsizliğini azaltmaya yönelik Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı kapsamında 472,3 milyar lira kaynak ayırdıklarını aktaran Işıkhan, yüzde 14,8 olan genç işsizlik oranını yüzde 10'un altına düşürmeyi hedeflediklerini belirtti.

Program kapsamında beş farklı uygulamanın yürütüldüğünü kaydeden Işıkhan, şu bilgileri paylaştı:
- 2026 itibarıyla İŞKUR'a devredilen Ulusal Staj Programı kapsamında kamu ve özel sektörde 144 bin öğrenciye staj imkanı sağlandı. Üç yıl sonunda 800 bin öğrenciye staj kapasitesi oluşturulması hedefleniyor.
- İşgücü Uyum Programlarından bugüne kadar 61 bin 616 NEET genç yararlandı. Önümüzdeki üç yılda 450 bin gencin eğitim ve istihdama kazandırılması amaçlanıyor.
- İŞKUR Gençlik Programı kapsamında iki eğitim öğretim yılında devlet üniversitelerinde öğrenim gören 250 bin öğrenciye kontenjan sağlandı. 2028 sonuna kadar 1 milyon öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.
- Geleceğim Meslekte Programı kapsamında 191 bin 145 meslek lisesi ve meslek yüksekokulu öğrencisine bireysel danışmanlık hizmeti sunuldu. Üç yılda 750 bin öğrenciye ulaşılması planlanıyor.
- İşe İlk Adım Programı ile ilk kez sigortalı olacak 18-25 yaş arasındaki gençlerin ücret ve sigorta primi desteğiyle çalışma hayatına katılması hedefleniyor. Üç yılda 750 bin gencin istihdama kazandırılması amaçlanıyor.
Uzaktan çalışmada iş kazası değerlendirmesi
Yeni nesil çalışma modellerinde iş sağlığı ve güvenliğinin de önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Işıkhan, özellikle uzaktan çalışmada meydana gelen kazaların hangi koşullarda iş kazası sayılacağının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Evden çalışan bir kişinin yaşadığı olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinde olayın meydana geldiği koşulların ve yürütülen işle bağlantısının dikkate alındığını belirten Işıkhan, çalışanın o sırada hangi işi yaptığı ve olayın işle ne ölçüde bağlantılı olduğunun önem taşıdığını kaydetti.
İşveren tarafından sağlanan ekipmandaki arıza nedeniyle meydana gelen yaralanmalarda işle bağlantının kurulmasının daha kolay olabileceğini belirten Işıkhan, ekipmanın tek başına belirleyici olmadığını, her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Işıkhan, uzaktan veya ofisten çalışılması fark etmeksizin çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için çalışma saatlerinin, iletişim düzeninin ve olası kaza bildirim süreçlerinin açık şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Raporlu ilaçlar e-Devlet üzerinden takip edilebilecek
SGK'nin dijitalleşme çalışmaları kapsamında raporlu ilaç kullanan vatandaşlara yönelik yeni bir uygulama üzerinde çalışıldığını bildiren Işıkhan, Türkiye'de 20 milyon kişinin raporlu ilaç kullandığını belirtti.
Hayata geçirilmesi planlanan sistemin öncelikle raporlu ilaç kullanan vatandaşları kapsayacağını aktaran Işıkhan, uygulamanın e-Devlet'e entegre edileceğini kaydetti.
Işıkhan, sistem sayesinde vatandaşların raporlu ilaçlarını e-Devlet üzerinden takip edebileceğini belirterek, uygulamanın her seferinde doktora giderek ilaç yazdırma ihtiyacını azaltmasının ve vatandaşlara kolaylık sağlamasının hedeflendiğini ifade etti.




