Türkiye'de yatırım fonlarında ortaya çıkan kriz, sermaye piyasalarındaki şeffaflık ve denetim tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yüzlerce yatırımcının etkilendiği süreçte, düzenleyici kurumların 131 fonun tasfiyesine karar vermesi piyasalardaki güven sorununu derinleştirirken, bu durum akıllara Endonezya'da 2023 yılından bu yana devam eden 65 milyar dolarlık borsa çöküşünü getirdi.

Daha önce Endonezya'da yaşanan benzer bir süreçte, hisse senetlerinin gerçek dolaşım oranlarına ilişkin belirsizlikler ve şeffaflık sorunları, küresel endeks sağlayıcısı MSCI'nin devreye girmesine neden olmuştu. Endonezya borsasının endeks listesinden çıkarılma sürecinin başlamasına yol açan bu krizin ardından, son fon olaylarıyla birlikte Türkiye'nin de benzer bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.

Edonezya (3)

"KIZARMIŞ HİSSE" BALONU ENDONEZYA'YI NASIL VURDU?

Dünya diken üzerindeydi! DSÖ'den "Rusya" açıklaması geldi
Dünya diken üzerindeydi! DSÖ'den "Rusya" açıklaması geldi
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de yaşanan fon krizi, Endonezya borsasının tecrübe ettiği ağır tabloyu yeniden hatırlattı. Endonezya borsasındaki tartışmaların önemli bir bölümü, milyarder Prajogo Pangestu'nun şirketleri üzerinden görünür hale geldi. Ekim 2023'te halka açılan jeotermal enerji şirketi Barito Renewables Energy (BREN), yaklaşık dokuz ayda yüzde 1.100'ü aşan değer kazancı yaşadı.

Piyasada oluşan suni yükseliş algısına dikkat çeken finansal raporlar, iki şirketin oyunu yüzünden borsanın yükselişte sanıldığını ortaya koydu. Bu sonuçların ardından 2023 yılında Endonezya borsası yılı artıda kapatarak 310 puan yükseldi. Ancak bu puanlara, Prajogo Pangestu'nun sahibi olduğu sadece iki şirketin endekse 326 puan değer katması sebep olmuştu. Söz konusu iki şirketin puanı kaldırıldığında, o yıl Endonezya borsasının aslında düşüşte olduğu net bir şekilde fark ediliyordu.

Prajogo Pangestu Milyarder Iş Adamı
Prajogo Pangestu Milyarder Iş Adamı

SADECE DÖRT ŞİRKET BORSANIN AYARINI BOZDU

Borsadaki olağandışı hareketlerin saptanmasının ardından uluslararası kuruluşlar harekete geçti. Şubat 2024'te Pangestu'nun kömür şirketi Petrindo Jaya Kreasi (CUAN), MSCI Small Cap Endeksi'nden çıkarıldı. Eylül ayında ise FTSE Russell, yüksek hissedar yoğunluğu nedeniyle BREN'i endekslerinden çıkardı.

Reuters'a göre BREN hisselerinin yüzde 97'si yalnızca dört hissedarın kontrolündeydi. Özellikle bu durum, serbest dolaşım ve fiyat oluşumuna ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. MSCI'nin yaşanan olumsuz durumdan dolayı yaptığı ilk uyarıdan sonra Endonezya borsası yüzde 8 değer kaybetti.

65 MİLYAR DOLAR SİLİNDİ

MSCI'ın uyarısının gündeme gelmesi bile piyasalarda sert dalgalanmalara yol açmaya yetti. 16 Ekim'de Endonezya'nın ana borsa endeksi yaklaşık yüzde 11,6 geriledi ve ülke hisselerinin piyasa değerinden yaklaşık 65 milyar dolar silindi.

Dolar-3

"TÜRKİYE MSCI NEZDİNDE STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA"

Endonezya'da yaşanan süreç, Türkiye'deki fon krizi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Şirket hisselerinde yoğunlaşma, şeffaflık sorunları ve piyasa işlemlerine ilişkin endişeler Endonezya'nın uluslararası endekslerdeki konumunu riske atarken, Türkiye'de de benzer tartışmaların gündeme gelmesi piyasa denetimlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Şüpheli işlemlerin etkin biçimde soruşturulması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, "Şirketlerin ortaklık yapılarının şeffaflaştırılması ve yatırımcı güveninin korunması, Türkiye'nin MSCI nezdinde olası bir statü değişikliği riskiyle karşı karşıya kalmaması açısından büyük önem taşıyor." dedi.

MÜSLÜMAN EKONOMİLER HEDEFTE Mİ?

Endonezya'da geçmişte yaşanan hisse hareketleri ve fon işlemlerine ilişkin tartışmaların ardından Türkiye'de de benzer gelişmelerin yaşanması, Müslüman ülkelerin ekonomilerinin belirli şirketler ve fon çevreleri tarafından hedef alınıp alınmadığı sorusunu öne çıkardı. Özellikle borsalarda sert dalgalanmaların yaşandığı ve yatırımcı güveninin sarsıldığı dönemlerde, şirketlerin ve fonların piyasa üzerindeki etkisi daha fazla sorgulanıyor.

Ekonomi-3

Finansal analiz raporlarında öne çıkan detaylar ise şu şekilde sıralandı:
Müslüman ülkelerdeki zayıf yasal düzenlemeler ve denetim açıkları, finansal sistemlerin kötüye kullanılmasına zemin hazırlayabiliyor.
Kara para aklama riskinin yüksek, mali denetimlerin yetersiz olduğu ülkelerde finansal sistemlerin istismara açık hale gelme ihtimali artıyor. Şeffaflık eksikliği, yasa dışı para hareketlerinin tespitini de zorlaştırabiliyor.
Ekonomisi henüz yeni gelişmekte olan ülkeler, denetim ve piyasa şeffaflığı alanlarındaki eksiklikler nedeniyle finansal müdahalelere ve ani sermaye hareketlerine karşı daha kırılgan olabiliyor. Buna bağlı olarak ülke dışından müdahalelerde artış görülebiliyor.

Edonezya (2)

"GÜVENİN OLMADIĞI YERDE YATIRIM İŞTAHI AZALIYOR"

Borsalarda güvenin zedelenmesinin yalnızca hisse fiyatlarını değil, ülkelerin yatırım çekme kapasitesini de doğrudan etkilediği belirtiliyor. Şirketlerin ve fon yöneticilerinin piyasa üzerindeki etkisinin tartışıldığı dönemlerde yatırımcılar risk almaktan kaçınırken, sermaye de daha güvenli gördüğü piyasalara yöneliyor.

Piyasa dinamiklerinin temelinde şeffaflığın yattığını vurgulayan analistler, "Güvenin olmadığı yerde yatırım iştahı azalıyor, sermaye uzaklaşıyor ve bunun bedelini yalnızca borsa değil, ülke ekonomisi de ödüyor." ifadelerini kullandı.