Yılın ilk derbisinde gülen Fenerbahçe oldu.

2026’nın ilk kupasını da müzesine götürmeyi başardı.

Maç öncesi favori taraf Galatasaray’dı…

Haklı olarak; yıllardır ligi domine eden ve oturmuş bir kadroya sahip Sarı Kırmızılıların bu kupaya da damga vurması bekleniyordu.

Hava şartlarından mı yoksa mental şartlardan mı bilinmez ama Galatasaray’da gözle görülür bir düşüş vardı…

En büyük sorun yedek kulübesi…

Osimen üzerine kurulu ileri bir hat var.

O yokken hem gol atmakta hem de skor üretmekte çok zorlanıyorlar.

Sarı Kırmızılıların en önemli hattı ise orta sahası

Maçta bütün yük genelde takımın dinamosu Locas Torreira’nın sırtında.

Onun da kötü olduğu maçta orta saha tamamen işlevsiz kalıyor.

Barış Alper ve Yunus Akgün de o kadar çok top eziyor ki bu davranışları, yeteneklerinin önüne geçiyor.

Sahadaki ilk 11 böyle bir tablo çizince gözler yedek kulübesine çevrildi.

Okan Buruk ne yapsın…

Dönüp yedek kulübesine de baktığında Okan Buruk’un elinde, Ahmed Kutucu, Kazımcan, İlkay, Kaan Ayhan gibi isimler var.

Yedek oyuncu; çoğu zaman skor korumak ya da oyunu istediği gibi bitirmek için sahaya sürülen oyuncu gibi görülür.

Ancak büyük takımları büyük yapan şey, yedek oyuncuların çoğunun kurtarıcı oyuncu özelliğine sahip olmasıdır.

Okan Buruk’un elinde kurtarıcı olarak sahaya sürebileceği oyuncusu az.

Şunu diyebilirsiniz, sistem takımlarında bir bütünlük durumu söz konusudur. Sistem oyuncusu olması yeterli diyebilirsiniz.
Ancak şöyle bir durum var, sistemin kilitlendiği maçlarda büyük oyuncular çilingir görevi görür…

Galatasaray yedek kulübesi bu konuda yetersiz.
Transfer döneminde hangi isimler alınacak göreceğiz.
Bu ilk 11 tamam; ama bu yedek kulübesiyle Galatasaray’ın 3 kulvarda işi çok zorlaşacak.

Zira; bu yedek kulübesinin, takım gerideyken kazandırdığı maç sayısı hemen hemen yok gibi…

Tedesco Farkı…

Fenerbahçe’nin durumuna bakacak olursak, dünkü maç, lig için bir ölçü değil.

Ne var ki; “takımını tanımıyor! Ligi bilmiyor…” denilen bir teknik direktörün maç performanslarına bakıldığında bunun aksi işaretler var.

Ligde, takımı namağlup araya götürdü.

Ezeli rakipleriyle oynadığı tüm maçlarda (Kupadaki Beşiktaş maçı dışında) hiç yenilmedi.

Ve ilk kupasını da en büyük rakibini yenerek aldı.

Tedesco farkını şöyle ortaya koyuyor.

Taktik ve analiz çalışmasını cesaretle bütünleştiriyor.

Dikkat edin maçta 2-0 öndeyken, geriye yaslanan takımını azarlayıp durdu.

Bu işe yaramayınca da hemen oyuncu değiştirdi. (Nene ve Talisca’yı aldı)

Oyuncu değişikliklerine bile bakıldığında yukardaki farkın maça nasıl etki ettiğini görüyoruz.

Fenerbahçe’nin Galatasaray’dan en önemli artısı yedek kulübesi.
Giren oyuncular skora etki yapmadı belki ama skoru da korumayı bildi. (Gerçi Talisca’nın karşı karşıya kaldığı pozisyondaki vuruşu gol olsa skor farklı bir yere de gidebilirdi.)

Tedesco farkına gelince…

Devre arası ilk transferini Samsunspor maçında oynattı. Musabba o karşılaşmada maçın oyuncusu seçildi…

İkinci transferini dünkü maçta oynattı… Guendouzi de final maçında maçın oyuncusu seçildi…

Yeni transferlerini hemen ilk 11’de oynatıp netice almak, bir fark ortaya koymaktır. Bunu da Tedesco başardı…