Yapıp ettikleriniz kurallar dâhilinde gerekli ve gerçekçi olmalıdır. Bu bağlamdan yola çıkıldığında tüm hekimlerin hastalardan yapmalarını istedikleri hemen her şey gerçek, gerekli ve kurallar dâhilindedir. Yani hiçbir hekim hastasının hastalığının artması için çaba göstermez. Ona faydalı olmayacak tavsiyelerde bulunmaz.
Buna rağmen hastaların bir kısmı çok kaygısız ve lakayt davranarak kendilerine yapılması gereken sağlık hizmetine olumlu cevap vermiyor adeta ayak sürüyorlar. Hekimler ya da yardımcı sağlık personeli hastalarını aradıklarında bir şikâyetim ya da hastalığım yok ki neden aile sağlığı merkezine geleyim diyorlar.
Oysaki hiçbir hekim hastasının karakaşına kara gözüne hasret kaldığı için onu sağlık taramalarına davet etmiyor. Hekimler her ne kadar buna fazlasıyla tepkili olsalar da Sağlık Bakanlığının hekimlerden yapmalarını istedikleri bazı görevler var ve bunlar üzerinden hekimlerin faaliyetleri değerlendirmeye tabi tutuluyor.
YURT DIŞINDAN GELENLER ŞAŞIRIYOR
Amerika ya da yurt dışından gelen hastalarımız, tanıdıklarımız buradaki sağlık uygulamalarını duyunca ve vatandaşlarımıza nasıl bir sağlık hizmeti verdiğimizi öğrendiklerinde şok geçiriyorlar. Yurt dışındaki rezalet durumları anlata anlata bitiremiyorlar. Hatta geçenlerde birisi çok enteresan bir cümle kullandı. Duyunca ben de şaşırdım.
"BAKANLIK VATANDAŞLARINI YAKINLARINDAN ÇOK DÜŞÜNÜYOR"
Bu kişi “Yahu bu Sağlık Bakanlığı vatandaşlarını kendi yakın ve öz akrabalarından daha fazla düşünüyor” dedi. Şöyle bir durakladım. Şaşkınlığımı elbette ben de yüz ifadelerime yolladım, mimiklerimi değiştirdim ve evet tam olarak öyle dedim. Çünkü yapılan çabaları ve işin özünü biliyordum.
VATANDAŞLARA ÇAĞRI: KATKIDA BULUNUN
İşin aslına esasına bakmak gerekiyor. Bu işin aslı esası her vatandaşımızın kendi sorumluluğunu bilmesinden geçiyor. Sağlık sisteminin iyi ve doğru şekilde çalışması için sadece bakanlığın ve hekimlerin yaptıklarının doğru, gerekli ve önemli olması yeterli olmuyor. Vatandaşların da buna katkıda bulunması lazım.