Cumartesi günü Galatasaray’ın, Beşiktaş deplasmanından 3 puanla ayrılmasıyla gözlerin çevrildiği maçtı bu.
Tamam mı devam mı maçı bir anlamda.
Son dakika golüyle Fenerbahçe devam dedi.
Ancak ortaya konan futbol, “Galibiyeti hakedecek seviyede miydi?” diye sorarsanız bence hayır.
Futbol, mücadelenin de belirleyici olduğu bir oyun aslında.
Mücadele vardı evet, ancak Fenerbahçeli futbolcular bu karşılaşmada da yine bir dizin taktik hatalarla sahadaydı.
Bir takım birbirinin kopyası goller yer mi?
Kasımpaşa maçının son dakikasında yenilen o gol ders olmamış ki, Samsunspor’dan da kopya iki gol yediler.
Tedesco bu hastalığa bir türlü çare bulamıyor.
Top takipteyken dikkat edin bütün takım oyuncuları tedirgin.
Bu tedirginlik defans bloğunda da tam bir kargaşaya sebep oluyor.
Düşünün rakip oyuncu havadan gelen topu dengesiz bir şekilde kontrol etmesine rağmen golü güle oynaya atıyor.
Takımda tedirgin olmayan, ne yaptığını bilen tek oyuncu Guendouzi…
Top kapıyor.
Rakip geçiyor.
Sürekli dikine oynuyor.
Şut çekip hava toplarının çoğunda başarılı oluyor.
Bununla da yetinmeyip takım arkadaşlarını hatta tribünleri ateşliyor.

Samsunspor maçında bu saydıklarımın hepsini yaptı.
Bir gol attı, direkten dönen topu da cabası.
Maçta son gole en çok sevinen de o oldu.
Başta da söylediğim gibi futbolun bir diğer tarafı mücadele.
Sahada basmadık yer bırakmayıp takımının maçı kazanmasında en büyük pay Guendouzi’nin.
Bazı oyuncular bazen tek başına takımına maç kazandırır.
Ne diyelim darısı kaleci Ederson’un başına…