Yasalar yalnızca yazılı kurallar değildir…
Ahlaki bir düzenin dışsal ifadesidir aynı zamanda.
“Ahlak bozulduğunda yasa yeterli olmaz.” (Cicero)

Yasaların yetersiz kaldığı yerde iç çürümeler başlar.
Bugün, dünyanın birçok yerinde tam da bunlar yaşanıyor.

Çok öteye gitmeye gerek yok.

Pandemi dönemine bir bakalım…

O dönemde insanlara bir gerekçe sunuldu.
Herkes eve kapatıldı...
Dışarıdaki hayat askıya alındı…
Ve “geçici” denilerek her şey dijitale taşındı.
İnsan ilişkileri/günlük bütün işlemler bir ekrana sıkıştırıldı.

Online dersler…
Online seminerler…
Online alışverişler…
Online ödemeler…
Online muayeneler…

Yüz yüze sosyal hayat tamamen kesildi…
Alışkanlıklar bütünüyle değiştirildi.
Online bir hayat kuruldu…
Kurulan online dünyada- hazır kullanıcı da varken- işin ticari kısmı da inşa edildi.
Mal ve hizmet satımı başladı.
Mahremiyet daraltıldı ve hazırladıkları ürünün yanında zaman satıldı, dikkat satıldı, algı satıldı!

Tüm bunlar, kurulan sosyal mecralarla yapıldı…
Öyle ki zamanla buralar, birer pazar (insan pazarı da denilebilir) yerine dönüştü.
Hedef kitle olan insanlar, bu kez alım-satımı yapılan birer ürüne evrildi.
Çünkü veriler toplanmıştı, davranışlar ölçülmüştü.
Hatta zaafları bile belirlenmişti.

Tam anlamıyla adına “birey-sel” dedikleri bir hayat oluşturuldu.

Sınırsız özgürlük kavramlarıyla da “Sadece Hayranlar” gibi platformlar kuruldu.

Dedik ya; amaçları tek düze ya da belli kalıplara sokulmuş tek-tip kitleler oluşturmaktı.

Mahremiyetin ticarileştiği,
bedenin
doğrudan ürüne dönüştüğü,
ahlaki
sınırların “abonelik” adı altında pazarlanabildiği alanlar…!

İnsan değeri; beğeniye, aboneliğe, bahşişe indirgendi!

Toplumları tamamen birer zombiye dönüştüren bu büyük oyuna ülkeler yavaş da olsa uyanıyor.

Örneğin; dünyanın birçok yerine eleştirilen ancak erişime açık Tik Tok, Çin’de (kurucu ülke) genç ve çocuklarda yasak veya kısıtlı.
Mesela; Çin’de Tik Tok’un yerel versiyonu olan Douyin’de çocuklara yönelik özel kısıtlamalar var. Video izlemeleri sadece 40 dk. Canlı yayın yasak… Üstelik yaşa göre içerikler karşısına çıkıyor kullanıcıların. Denetim üst seviye.

Ülkemizde de sosyal medya yasasıyla ilgili önemli çalışmalar var.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın TBMM’ye sunacağı taslak düzenleme, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiriyor. 15 yaş üstü için ebeveyn denetimini zorunlu kılıyor. Dijital oyunlara yaş kriteri ile BTK gözetiminde sıkı yaptırımlar uygulanması da sağlanıyor.

Küresel güçlerin elindeki silah belli…

Hedef de toplumlar…

Kendi toplumunu koruyabilen ülkeler ayakta kalabilecek.

Bunun yolu da gelecek nesilleri koruyan sağlam düzenlemeler…