Önce basitten anlatmamız lazım.
Sürekli tüketiyoruz.
Bunu yaparken de atık üretiyoruz.
Hani seyahat halindeyken içtiğiniz suyun şişesini camdan doğaya atıyoruz ya!
Biz tüketiyoruz, gerisini “doğa sindirsin” istiyoruz.
Sindiremiyor!
Aksine, attığımız her çöp, boğazına diziliyor.
Evsel atıkla boğuyoruz.
Endüstriyel atıkla boğuyoruz.
Doğa bizden çok çekiyor!
Geçmiş yıllara göre biraz daha bilinçliyiz aslında.
Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlayan seferberlik, bu bilinçli yaklaşımımızı olumlu seyirde şekillendirecek gibi.
Himayelerindeki sıfır atık projeleri bu yolda en büyük ilham kaynağı.
Mesela en son DOA projesi…
Her gün milyonlarca plastik ve cam şişe artık doğaya atılmıyor.
O proje sayesinde insanlar, bu atıkları çevreye atmıyor.
Dönüşüme kazandırıyor, üstelik bunu da paraya çeviriyor.
Daha büyük projeler de var.
COP31 Zirvesi biliyorsunuz bu yıl Antalya’da.
Dünyanın en büyük iklim zirvesi.
Türkiye’de de yapılması büyük iş.
Çevreye duyarlı bir ülke oluşumuz da büyük etken.
Bu büyük zirve öncesi Sıfır Atık Vakfı da büyük bir çaba içerisinde.
En son Van’da çok önemli bir Çalıştaya da imza attılar.
Van Gölü Havzasını korumaya yönelik bu Çalıştaydan çok önemli kararlar da çıktı.
Bildiğiniz gibi Van Gölü Havzası yapısı gereği birçok ili etkiliyor.
Havza sadece bir çevre alanı değil; kuraklık ve çekilme tehlikesiyle yüz yüze olan hassas bir ekosistem.
Ülkemizin de Doğu’ya açılan penceresi.
Bu yüzden bu bölge için çok önem arz ediyor.
Van’daki Çalıştay 2 gün sürdü…
Kurulan masalarla adeta beyin fırtınası yapıldı.
Vanlı paydaşların yanı sıra Bitlis de bu projeye direkt bütünleşmiş.
Van Valisi, Bitlis Valisi, her iki kentin rektörleri, Ticaret Odaları, 14 bakanlığın bölge yöneticileri dahil olmuş hep.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çevre Şehircilik Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da bizzat Çalıştaya katılarak destek oldu.
Sonuç bildirgesi ise bu işin ne kadar önemli olduğuna atıf yapar gibiydi.
Van Gölü Havzası için tek çatı altında kurumsal bir yapı kurulması önerildi.
Bu yapı, havza ile ilgili her türlü çalışmayı yürütecek, denetleyecek.
Yeşil kent ormanları kurulacak.
Açık sulama alanları kapalıya çevrilecek.
Eski şebekelerin hatlarının tamamı yenilecek.
Yeşil dönüşüm destekleri, tarımsal destekler, KOBİ’lere yönelik destekler…
Uluslararası Havalimanı inşasından turizme yönelik bir dizi öneri sonuç bildirgesinde yer aldı.
Böylece su kaynaklarının korunması, doğal yaşam sistemlerinin güçlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, iklim değişikliğine dirençli havza yönetiminin geliştirilmesi sağlanacak.
Sözün özü; Van’da yakılan bu meşale, sadece bir havzayı değil,
Doğu’nun ve Türkiye’nin geleceğini aydınlatacak bir 2050 vizyonudur.