İnsana basit gelen şeyler hukuk nezdinde suçsa, kural uygulansa bile bunlar saçmalık olarak algılanabiliyor.

Mesela yere mi tükürdün?

Kanuna aykırı olduğu için ceza yiyebilirsin. (Kabahatler Kanunu Md. 41/1)

Adam sandalyeyi dükkânın önüne atıyor mesela.

“Mal gelecek!” diye.

Halbuki bu da suç!

Orayı işgal edemez. (Kabahatler Kanunu Md. 38/1)

Gecenin ikisinde son ses müzik dinleyip, egzoz patlatanlar var ya.

Onların bu yaptığı da suç! (Kabahatler Kanunu Md. 36/1-- Karayolları Trafik Kanunu Md. 32/3)

"Bana Bir Şey Olmaz" Düzeni

Çok konu var. Basit gördüğümüz ve bu yüzden müdahale etmeye ya da yapmaya özen göstermediğimiz

Aslında hepsi bir kurala bağlı.

Ancak bu kanunlar/kurallar bizde bir türlü alışkanlık yapmadı.

Nedeni çok.

Uygulanmamasından olabilir.

Cezai yaptırımı az olabilir.

Kuralları hiçe sayanların vurdumduymazlığı olabilir.

Hukukun caydırıcılığı bu yüzden zayıflıyor.

Sorun yalnızca günlük kabahatler de değil.

Aynı anlayış, daha ağır suçlarda da kendini gösteriyor.

Mesela…

Adam (!) dine hakaret ediyor…

Çıkıp buna mizah da diyebiliyor.

Halbuki TCK 216/3’ten haberi yok.

Ya da başka hesabı var.

“Bir taraf beni linçlerken diğer tarafın desteğiyle istediğim yere yükselirim” hesabı da olabilir.

Sorun çok aslında.

Kanun da var ama mantık değişmiyor.

Kanun, basit şeylere bile işleyince hemen birileri çıkıp “nerede adalet” diyebiliyor.

Halbuki adalet orada işlemiş.

Adama, sadece yaptığı mantıksız şeye verilen ceza adaletsiz gelmiştir.

Aslında hukuk yıllarca işledi.

Hukuk sulandırılıncaadaletsizlik” kavramı yayıldı.

Düşünsenize, çocuklara şu aşılandı.

“Çocuksun, suç işlesen de bırakırlar seni” diye…

Öyle de yapmadılar mı?

"Cezanın Büyüklüğü Değil, Kaçınılmazlığı Suçun Önünü Keser." (C.Beccaria)

Şimdi Meclis’e gelen düzenleme (Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi) çok çok önemli.

Elbette suça yönlendirmeme, suç önleyici unsurlar cezalandırmalardan önce gelir.

Fakat emin olun cezasızlık algısı bunların hepsinin önüne geçiyor.

Ceza kavramı suçun önleyici kısmında çok etkili.

Baksanıza artık en ufak bir düzenleme bile trafikteki o eski görüntüleri ortadan kaldırdı.

Makas atanlar azaldı.

Trafik kabadayıları ortadan kayboldu.

Sonuç olarak;

Kabahatler küçük bile görünse,

Suçu işleyenler küçük bile olsa,

Karşındakini “mizah” maskesiyle küçümseyenler bile olsa…

Mesele yalnızca büyük suçları cezalandırmak değildir.

Küçük görülen ihlaller karşılıksız kaldığında toplumda cezasızlık algısı büyür.

Hukuk, küçük ya da büyük ayrımı yapmadan herkese ve her olaya eşit uygulandığında gerçek anlamını kazanır.