1492 yılıydı…
Columbus kıtaya vardığında buranın yeni bir yer olduğundan habersizdi.
Asya kıtasının devamı sandı.
Karşılaştığı Kızılderililere “Hintli” dedi.
Vespuçi ise 1500’lü yılların hemen başında Amerika kıtasına vardığında buranın yeni bir yer olduğunu fark etti.
Columbus da Vespuçi de İtalyandı.
Ancak keşifleri, İspanya Krallığının (kimine göre de Portekiz de var) desteğiyle yapıldı.
Bu iki keşiften sonra İspanyollar hızlıca Amerika kıtasında sömürge kolonileri kurdu.
Birkaç yıl sonra Portekizliler de girişti.
100 yıl sonra da İngiliz ve Fransızlar da Kıta Amerika’sını tamamen kolonileştirdi.
En büyük koloniler İngilizlerin elindeydi.
Zaten Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nı da bu koloniler başlattı.
İngiliz kolonileri, İngiliz Krallığı’na savaş açarak bağımsızlık elde etti.
Böylece Amerika kuruldu.
İlk başkan da bağımsızlık savaşının öne çıkan ismi Kıta Ordu Komutanı George Washington.
O da aslen İngiliz’di.
Yani;
Sömürge kolonileri kuranlar İngiliz.
Savaşan iki taraf İngiliz. (İngiliz Kraliyeti-İngiliz kolonileri)
Ülkeyi kuran da İngiliz. (George Washington – aslen İngiliz)

Amerika’nın kuruluşunda madalyonun ön yüzünde bu vardı.
Diğer yüzünde ise;
Haym Salomon ismi.
Amerika’nın kuruluşunda yalnızca savaşanlar değil, savaşın finansını sağlayanlar da vardı.
Onlardan biri olan Salomon, bir Yahudiydi…
Philadelphia’da finansörlük ve aracılık yapardı.
Amerika Bağımsızlık Savaşı’nın en büyük finansörlerinden biriydi.
Kıta Kongresi ve Kıta Ordusu için büyük miktarda para topladı.
Yorktown Kuşatmasında yaptığı büyük finans desteğiyle Washington askerlerinin kazanmasını sağladı.
Kuşatma sonunda Britanya kuvvetleri teslim oldu.

Sömürgeciliğin Dejavusu

Gelinen noktada, kolonilerle yönetilen bir yapıdan, kolonicilerin kurduğu bir ülkeye dönüştü Amerika.
Devamında ne oldu ya da ne oluyor…?
Sürekli sömürge politikası güden bir ülke.
Bunu çoğu zaman ya savaşla,
Ya Ekonomik sömürü ile
Yahut Politik sömürü ile yapıyor.
Dikkat ettiniz mi, üzerinden 250 yıldan fazla zaman geçmiş.
Başrol ya da baş aktörler hep aynı.
Amerika için çoğu zaman amaç İsrail oluyor.
ABD’nin sıkıştığı yerde ise İngilizi koşuyor.
Yancı olarak da Fransızı hazırda bekliyor.
Hepsinin de tarihlerinin ortak noktası şu:
Sömürge ve katliam…!
İngilizler, 2-3 milyon kişiyi Bengal’de açlıktan ölüme terk etmedi mi?
Fransızlar, 1,5 milyon Cezayirliyi katletmedi mi?
Amerika, gözünü kırpmadan Japonya’nın iki kentini atom bombasıyla haritadan silmedi mi?
Milyonlarca kişinin katledildiği Afganistan’ı, Irak’ı, Suriye’yi, Gazze’yi nereye koyacaklar!
Peki şimdiki İran savaşı…
Kimin için başlatıldı?
Kimin işine yarayacak?
‘Süper güce’ mi?
‘Üzerinden güneş batmayan ülke’ye mi?
‘Vadedilmiş’ Kutsal Toprağın peşinden olana mı?

Yüzyıllar geçti, ama sömürgeci zihniyet hâlâ sahnede…
Tarih boyunca değişmeyen aynı oyun, bugün dünyanın dört bir yanında devam ediyor.